Ülker Abla Seray Şahiner'in Antabus'ta Leyla'ya yardım eden bir karakteri. Yıllar sonra bu karakterin hayatını kitaplaştırdı yazar. Ülker Abla da Leyla gibi kocasının elinde ölmekten korkan bir kadın. Bir gün evden kaçıyor ama gideceği bir yer yok. Bir hastaneye sığınıyor. Kimsesiz hastaların refakatçiliğini yaparak saklanıyor. Ben annemle babama refakatçi olduğum zamanlarda bu da bir meslek olmalı çok yorucu derdim. Ülker Abla refakatçiliği meslek ediniyor. Sıkılınca hastanenin karşısındaki düğün salonuna gidip eğleniyor. Çok yalnız bir kadın Ülker Abla. Ama devam etmeyi de biliyor. Sigortası olmasın ama bir işim olsun, kimliğim olmasın bir ismim olsun diyor.
Antabus'u kaçıncı okuyuşum saymıyorum artık. Leyla'nın hüznünü ironiyle anlatıyor Seray Şahiner Antabus'ta. Leylayı aslında üçüncü sayfa haberlerinden tanıyoruz. Binlercesi gibi üç beş kelime, tek cümleyle bahsedilir hikayesi. Bu yüzden Leyla kendi anlatıyor. Baba evinde göremediklerinden, babasının yersiz öfkesinden, annesinin sahiplenmemesinden, mecbur kaldığı evliliğinin ölümle mi öldürmeyle mi bitecek endişesinden, her hamile kalışında kendi yaşadıklarını çocukları da yaşar diye düşünmesinden, her gün evlerindeki şiddeti duyan komşularının tepki vermemesinden, biraz gençliğinden, gençliğinden edilişinden, biraz anneliğinden bahsediyor.
İçindeki küçük kızı ve çocuklarını korumaya çalışan bir kadın Leyla. Sayfayı çevirmeyin beni tanıyorsunuz, görmezden gelmeyin diyor. Televizyon tek arkadaşım, aslında bütün kadınlar biraz da televizyonla evlidir diyor. En başta babam erkek tarafı kim benim tarafımı tutar diyor. Bari annem sahip çıksaydı, hasta olsa bakarım ama ölse üzülmem onun için diyor. Çok şey diyor da kimse duymuyor, onu da biliyor.