azınlıkta olmak, hatta tek kişilik bir azınlık olmak sizi delirtmezdi. gerçek vardı, gerçek olmayan vardı ve gerçeğe, tüm dünyaya karşı gelerek sarıldığınızda, deli olmazdınız.
duygularınızı değiştiremezlerdi; iş buna kaldıysa, siz bile isteseniz değiştiremezdiniz. yaptığınız, söylediğiniz, düşündüğünüz her şeyi, en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkarabiliyorlardı ama işleyişi insanın kendisi için bile gizemli olan kalbin içi ele geçirelemez olarak kalıyordu.