vakti belirsiz sevinçler taşıdım eşiklerine, alışkanlıklardan kurtarmak için seni. ayrılığı bile bir ayrıcalık diye sundum da, sen kapıların hep aynı saatlerde açılıp kapanmasını bekledin. bir lambadan alıyor ışığını artık gövden. gökyüzü bir odada kanat vurur mu? nereden alır rüzgârını bulutlar?
kimse yaşamadan bilemezdi elbet, nereye, neden giderse gitsin, tüm yolculukların insanı çocukluğuna götürdüğünü. geçmişini bir mühür gibi gözlerinde ve adımlarında taşıdığını insanın.