“Oturup müzik dinlerken içimde hayatımın düşündüğüm kadar aptal ve amaçsız olmadığına ilişkin bir duygu oluşuyordu. Parçalar yerine oturdukça yavaş yavaş şekillenen, çok iyi düzenlenen kocaman bir bulmacaydı sanki. Müzik dinledikçe beni mutlu eden ve umutlandıran bir duygu akımı oluşuyordu adeta. Müzik, beraberinde bir şeyler olacağına dair vaatler ve umutlar getiriyordu.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Mademki hiç kimse, asla, ne ihtiyaçlarını, ne kanaatlerini, ne de ihtiraslarını tam ölçüsünde dile getirebilirdi ve insan sözü, yıldızları aşka getirmek istediğimiz zaman, ancak ayıları dans ettirecek havalar çalabildiğimiz çatlak bir kazan gibiydi, ruhun da doluluğu bazen en hoş teşbihlerle dolup taşamaz mıydı sanki?”
“Evet, herkesin önünde yüzüme bir alaycı maskesi takmasını bilirim. Ama kaç kere, mehtapta bir mezarlık görünce, gidip orada uyuyanlara katılmanın daha iyi olup olmayacağını kendime sormuşumdur...”