Berkay Ayan

Berkay Ayan
@_berkayayan
“Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?”
Sakarya
29 Mayıs
20 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
“Diyorsunuz ki, “Taşımak zor yaşamı.” Yoksa neye yarardı sabahları gururlu olup da akşamları teslim oluşunuz? Taşımak zordur yaşamı; ama bu kadar çıtkırıldım olmayın siz de! Hepimiz şirin, dayanıklı eşekleriz, erkeğiyle dişisiyle. Nedir ortak yanımız, üzerinde bir çiy tanesi durduğu için titreyen bir gül goncasıyla? Doğrudur: severiz yaşamı, yaşama değil de, sevmeye alışkın olduğumuz için. Her zaman biraz çılgınlık vardır aşkta. Ama her zaman biraz da akıl vardır çılgınlıkta. Ben ki yaşamla aram iyidir, bana bile kelebekler, sabun köpükleri ve kimlerse onlara karşılık düşen insanlar, mutluluktan en iyi anlayanlar gibi görünüyor. Bu hafif, budala, narin küçük canların kanat çırptığını görmek — Zerdüşt’ü ağlamaya ve şarkı söylemeye itiyor bu. İnanacak olsaydım, dans etmesini bilen bir tanrıya inanırdım. Ve şeytanımı gördüğümde, onu ciddi, sağlam, derin, vakur buldum: ağırlığın ruhuydu o — onun sayesinde düşer tüm şeyler. Öfkeyle değil, gülmeyle öldürür insan. Hadi, öldürelim ağırlığın ruhunu! Yürümeyi öğrendim: o zamandan beri koşuşturuyorum. Uçmayı öğrendim: o zamandan beri kimse itmeden havalanıyorum. Hafifim şimdi, uçuyorum şimdi, kendimle baş başa görüyorum kendimi, şimdi bir tanrı dans ediyor bende.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Birisinin beyaz saçlarına ve kırışıklıklarına bakıp uzun yaşadığını düşünmenin âlemi yok, o uzun yaşamadı, sadece uzun süre var oldu.”
“Sürekli bir işle meşgul olanlar zavallıdır; kendi işleriyle meşgul olmayanlar, başkalarının uykusuna göre uyuyanlar, başkasının adımına göre yürüyenler ve kendilerine, yaşamdaki en özgürce eylemler olmasına rağmen, sevmeleri ve nefret etmeleri buyurulan kişiler daha zavallıdır. Bu kişiler yaşamlarının ne kadar kısa olduğunu bilmek istiyorsa, yaşamlarının ne kadar az bir kısmının kendilerine ait olduğunu düşünsün.”
“Böylesine candan değer verdikleri gecelerin insanlara çok kısa gelmemesi mümkün mü? Geceyi bekleyerek gündüzü, ışıktan korkarak da geceyi yitiriyorlar!”
“Ben de kendimden değil, erdemden bahsediyorum, kusurlarla ama özellikle kendi kusurlarımla mücadele ediyorum. Becerebildiğimde, gerektiği gibi yaşayacağım. Tepeden tırnağa zehre bulanmış kindarlığınız beni en iyiden caydıramayacak ve başkalarına saçtığınız ve hatta kendinizi öldürürken kullandığınız bu zehir bile beni, yaşamadığım ama yaşamam gerektiğini bildiğim o yaşam tarzını övmekten, erdeme tapmaktan ve uzun bir süre sürünsem de onun izinden gitmekten bir an olsun alıkoyamayacak.”