Ah, bir sarkaç gibi bir ölüme, bir hayata gidip gelen ruh'larla, sadece biyolojik yaşantının içinde vakit dolduran ruhlar arasında ne büyük uçurum vardır!
Allah dilediği kimsenin (niyet ve amellerine göre) rızkını genişletir ve (dilediğini de) daraltır. (O inkârcılar,) dünya hayatıyla sevinmekle yetinirler. Halbuki dünya hayatı, âhiret (hayatı) yanında geçici bir faydalanmadan başka bir şey değildir.
Küfre sapanlar/inkâr edenler: "Rabbinden ona (Muhammed'e) bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. De ki: "Allah dilediğini (arzu ve yaşantılarının gereği) sapıklıkta bırakır, kendisine yönelenleri de doğru yola iletir."
O (Allah'a yönele)nler, iman eden ve Allah'ı anmakla kalpleri huzura kavuşan kimselerdir. Şunu iyi bilin ki gönüller (ancak) Allah'ı anmakla huzura kavuşur.
Rad 26 27 28
Allah'ı istiğfar ve tevhid ile anmanın yanında en büyük zikir Kur'an'dır ki o da onu hem okumak hem de emirlerini hayata hâkim kalmakla olur. O zaman fikir, gönül ve hayat huzura erişir. Yoksa gayesi gerçekleşmeyen zikirlerle kalp ve hayat huzursuzluktan kurtulamaz Allah'ın zikrini kalbine, fikrine ve hayatına geçiremeyenler, dalları sulanan fakat köklerine su ulaşamayan ağaçlar gibi olurlar. Şu da hadis-i şerifle sabittir ki (özetle:) "Kim Allah'a itaat etmişse farz ibadetleri yerine getirmişse Allah'ı zikretmiş olur. Fakat haramlardan kaçınmayan kimse namazı, orucu, haccı, zekâtı çok olsa da Allah'ı zikretmemiş olur." Ayrıca beslenme eksikliği, zehirli gıdalar ve mikropların vücut sağlığımızın düşmanı olup onu tahrip etmesi gibi, ibadetsizlik, Allah'ı zikretmemek ve günahlar da ruh sağlığını tahrip eder. Şeytan da bunu unutturmamak için daha fazla oyun ve eğlenceye daldırır.
Şimdi Rabbinden sana indirilen (vahy)in gerçekten hak olduğunu bilen kimse, bunu göremeyen (kör) kimse gibi midir? Ancak akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alırlar.
(İşte) onlar; Allah'ın (Rabliğini kabul ve O'na kulluk) ahdini yerine getirenler ve antlaşmayı bozmayanlardır.
Onlar, Allah'ın ilişki kurulmasını (gözetilmesini) emrettiği (akrabalık, İslamî dostluk ve birlik gibi) şeyleri gözeten, Rablerine saygılı olan, kötü hesaptan da korkanlardır.
Onlar, (yalnız) Rablerinin rızasını dileyerek (nefislerine zor gelen şeylere) dayanan, namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayanlar ve kötülüğü iyilikle giderenlerdir. İşte (bu dünya) yurdun(un iyi) sonucu onlarındır.
Rad 19 20 21 22
...Biz rahmetimizi dilediğimiz kimseye ulaştırırız, güzel hareket edenlerin mükâfatını zâyi etmeyiz. Yusuf 56
İnananlar ve Allah'ın emirlerine uygun yaşayanlar için âhiret mükâfatı elbet daha hayırlıdır. Yusuf 57
...Kim Allah'ın emrine uygun yaşar ve sabrederse muhakkak ki Allah iyilerin mükâfatını zâyi etmez. Yusuf 90