Bilge Aslan

Bilge Aslan
@_bilgeeaslan
Herkesin bahanesi var, senin yok. Günahlı bir gölgenin serinliğinde biraz bekleyebilirsin, daha sonra burada kalamazsın, başa dönemezsin!
Üç derin yarayla öğrendim aşkın, ayrılığın ilk adımı olduğunu. Birisi kalbimdedir; dünyaya katacağı bir güzellik kalmamıştır. Birisi gözbebeklerimde; hüzünle bakar gençlere. Birisi suyu kesilmiş ırmaktır alnımda; yıllardır taşlar ve keder akar yatağından. Şükrü Erbaş
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir zamanlar -yani savaş sırasında- yani kendisinin daha delikanlılığının ilk yıllarında ve ne korkunç yıllardı on­lar, arpa ekmeği yerlerdi ve uzak köylerden yiyecekleri gelirdi ve kıtlık, açlık savaş bir aradaydı ve dövüşmüşlerdi Kuran için, Halife için ve Fransızı kenti terk etmek zorunda bıraktıkları zaman kurtulduklarını sanmışlar­dı. Oysa sonradan olanlar bambaşkaydı. Uğrunda savaş­madıkları ve savaşmayı akıllarına getirmedikleri şeyler olmuştu. Ne uğruna savaşmışlarsa sanki savaşla onu or­tadan kaldırmak istemişler gibi bir sonu olmuştu. Kimsenin beklemediği bir şeydi bu ama gene de çok kimse farkında değilmiş gibiydi bunun. Ya da sanki herkes kâ­fir olmaya teşneymiş gibi, bir kendisi fark etmişti gerçe­ği, bir de asılan birkaç arkadaşı. Şimdi biliyor ki asılan arkadaşlarının uğrunda asıldıkları şeyler de bugünkü insanların anlayabileceği şeyler değildir ve anlamazlar ve belki kendileri de bir kez daha asmaya kalkışırlar ama onlar yani asılanlar yani savaş verenler kendilerini asan insanlar kurtulsunlar diye savaşmışlardı ve asıldık­ları şeyler için savaşmışlardı. Bunu kim anlayabilir, kim? Kim?
Sayfa 31
İşte kendine ilke bellediği söz: Bir kimse zalim bir padişaha adildir dese kâfir olur demişler. Ve susuyordu adil de­memek için zalime.
Sayfa 18
Beklemek tüm anlamın kendisiydi, bekler ve düşünürdü. Boşuna olamazdı, hiçbir şey boşuna olamazdı, boşuna değildi, sebepsiz yersiz değildi. Bekliyordu ve beklediği gelecekti. Yalnızlık somut konumuna göre yalnızlık, yoksa yalnız duymazdı kendini. Sezgilerini alabildiğine inceltmiş, bileylemişti.
Sayfa 14