"Kendin olmayı yeniden öğrenmek gerek - yıllar yılı unuttun onu yalnızca:
Bunu da 'koşullar'a, 'hayatın akışına, 'sorumlulukların'a falan bağlamaya kalkışma - bahane bulmağa çalışma: Sendin, sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden: korkaklıkla işin kolayına kaçan...
O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden: ne yaptın sen sana?!..."
"Sessizce köşede durmam, olan biteni anlamadığım anlamına gelmiyor. Daha fazla gözlemliyorum. Bunlarla o kadar meşgulüm ki içimdeki işleri bitirip dışarıya kafamı uzatmam zaman alıyor, bazen de hiç uzatmıyorum. Oysa varım. Andayım. Hem de belki, hepinizin olduğundan çok daha fazla..."
"En basit çözümlerden biri, kendinize ayırabildiğiniz saatlerde güzel bir dille yazılmış bir kitaptan birkaç sayfa okumaktır," diye yazmış Günden Kalanlar adlı kitabında, Kazuo Ishiguro.
Belki bir nebze daha fazla kitap okumaya vesile olabilir: Daha evvel hayal kırıklığı tecrübeniz olan her şeyden, sizi huzursuz eden tüm mekânlardan, iç âleminizin denk düşmediği bütün insanlardan uzak durmak.
"İnsan kalbi, başkalarının duygularına ancak kendi tecrübeleri nispetinde açıktır," demiş Tanpınar. Birini anlamaya yaklaşmamız, birinin derdine çare olmaya çabalamamız hep kendi anlaşılma isteğimizle ve derman arama gayretimizle ilgili. Aynı yolu yürüyenler birbirlerini tanırlar.