Çağımızın en sıradan olgusu kendilerini bilgili, eğitimli ve aydınlanmış sayan, bir sürü gereksiz şey bilen insanların, hem hayatın anlamını bilmeyerek hem de bu bilgisizlikten gurur duyarak çok derin bir cehalete kapılmış olmalarıdır.
Birisi bizim için gerçekten çok değerliyse, bunu ondan sanki bir suçmuş gibi gizlemeliyiz. Bu elbette pek sevindirici değildir, ama doğrudur. Bırakın insanları, köpekler bile büyük dostluklara katlanamazlar.
Yine de, yeni tanışılan herhangi bir insan hakkında çok iyi bir görüşe sahip olmaktan özenle kaçınılmalıdır; yoksa, çoğu durumda olduğu gibi, insan kendisini utandıracak ya da zarara sokacak bir biçimde hayal kırıklığına uğrayacaktır. Bu arada Seneca'nın, "Karakterin yapısının kanıtları, küçük ayrımlarda da bulunabilir" sözünü de göz önünde bulundurmaya değer ki, insan tam da dikkat etmediği küçük ayrıntılarda karakterini gösterir.