Cânmânâ

ANLAMLI DEĞERLERDEN KOPUK OLMAK
Bu sistem bize "hep yetersiz" hissetmeyi öğretiyor, diyor Tim. "Para, itibar ve mal mülke odaklandığınızda, tüketim toplumu sizden sürekli daha fazlasını istiyor. Kapitalizm sizden sürekli daha fazlasını istiyor. Patronunuz sizden sürekli daha fazla çalışmanızı istiyor. Bunu içselleştirip şöyle düşünüyorsunuz: Daha fazla çalışmam gerekiyor çünkü benliğim itibarıma ve kazanımlarıma bağlı. Bunu içselleştiriyorsunuz. İçselleştirilmiş bir tür boyunduruk bu."
Sayfa 126·Kitabı okudu
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Diğer İnsanlardan Kopuk Olmak
"Bugün ev dediğimizde sadece etrafımızdaki dört duvarı ve (şansımız varsa) çekirdek ailemizi kastediyoruz. Oysa bizden önceki insanlar için evin anlamı hiçbir zaman bu değildi. Onlar için ev demek topluluk demekti etrafımızdaki insanların oluşturduğu sıkı ağ, bir kabile. Ama bu büyük ölçüde kaybolmuş durumda. Ev hissimiz öylesine hızla zayıfladı ki artık aidiyet ihtiyacımızı karşılamıyor. O yüzden evimizdeyken bile ev özlemi çekiyoruz."
Sayfa 102·Kitabı okudu
1K
Anlamlı Çalışmadan Kopuk Olmak
İnsanlarda en çok stres yaratan şey çok fazla sorumluluk sahibi olmak değil, "tekdüze, sıkıcı, ruh köreltici bir işe, her gün geldiğinizde biraz daha öldüğünüz, çünkü sizi oluşturan hiçbir parçaya dokunmayan bir işe" katlanmak zorunda olmak,diyor Michael.
Sayfa 89·Kitabı okudu
1000Kitap
Ebû Hüreyre anlatıyor: Resûlullah (sav), “Ey insanlar! Allah Teâlâ temizdir, ancak temiz olanı kabul eder. Allah, peygamberlerine emrettiği şeyleri müminlere de emretti.” buyurdu ve şu âyetleri okudu: “Ey peygamberler! Temiz olan şeylerden yiyin, güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyla bilmekteyim.” (Mü"minûn, 23/51) “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin...” (Bakara, 2/172) Sonra Resûlullah (sav) uzun yolculuklar yapmış, üstü başı tozlanmış, saçı başı dağılmış, ellerini göğe uzatarak, “Yâ Rab, yâ Rab!” diye yalvarıp yakaran bir adamdan söz etti ve “ Fakat onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdı. Haram ile beslenirdi. Peki, böyle birisinin duası nasıl kabul edilsin?” buyurdu. (M2346 Müslim, Zekât, 65; T2989 Tirmizî, Tefsîru"l-Kur"ân, 2)
Din
"Hayatın henüz avuçlarımızın içine sıkıştıramadığımız sürprizleri olmasaydı, zamanın ipini hiç çekmezdik belki de kendimize doğru. Muhtemel ki hiç karıştırmazdık sönmeye yüz tutmuş hiçbir insanlık ateşini. Neyse ki bütün tanımları aşıp geçiyor hayat, yeniliyor insanın kireçlenen her halini."
Edebiyat