Merhabalar, kitap Gökçe’nin öldürülmesi ve yıllar sonra bu cinayetin tekrar su yüzüne çıkmasıyla beraber gelen bir dava sürecini anlatıyor diyebiliriz. Kitap bir 2005’e, bir de 2016’ya gidip geliyor, yani geçmiş ve şimdiki zaman odaklı.
Kitap sürükleyici , akıcı ve oldukça basit, sade bir dile sahip. Okurken anlayamadığınız, algılayamadığınız bir yer olmuyor. Aynı zamanda sizi güldürüyor, eğlendiriyor. Gelelim az bile gördüğüm dört puanı kırma nedenime.
Kitapta aldatmak inanılmaz bir şekilde romantize ediliyordu. Aldatmak o kadar havalı bir şeymiş gibi gösteriliyordu ki daha küçük olsam büyük ihtimal aldatmayı matah bir şey sanmaya doğru yol alırdım. Romantize edilen ilişkiler hiç doğru değil, aldatmak zaten başlı başına berbat. Gökçe dışında hiç bir karakter değer görmeye değmez bile. Katilin kim çıktığı da ayrı bir fiyasko. Spoiler vermek istemiyorum ama katil; kitaptaki en güçsüz karakter olarak tanımlanan kişi; güçlü bir kadın olan Gökçe’yi nasıl öldürebilir? Aynı zamanda, öldürme sebebi ayrı saçmalık. Kurgunun çok daha iyi bir potansiyeli vardı bence:(