Kafalarında bi alay kaygı var, milleri sayıyorlar, bu gece nerde uyuyacaklarını, benzin için ne kadar para vermeleri gerektiğini, hava şartlarını, gitmek istedikleri yere nasıl gideceklerini düşünüyorlar. Halbuki nasıl olursa olsun varacaklar oraya , hep varırlar. Ama kaygılanmaları gerekir, sahte aciliyetler bularak falan zamana ihanet ederler, şüpheci ve şikayet etmeye hazırdırlar. Kanıtlanmış, yerleşmiş bir sıkıntıya kendilerini mahkum etmedikçe huzura kavuşamazlar ve sıkıntıyı bir kez bulmayagörsünler, ona uyan yüz ifadelerini takınırlar, bilirsin ya, mutsuzluk işte, yakalarını bir tülü kurtaramazlar ondan, üstelik bunun bilincindedirler ve bu yüzden de endişe duyarlar.
Uyduruk eşyalar üretiyorlar ki, herkes işe girmeye, kart deldirmeye, suratsız sendikalar kurup örgütlenmeye, yani sürünmeye devam etsin, o arada Washington ve Moskova'da her şey gaspedilsin.