Akılları erenler fakir, basit kimselerde aslında. Bu gibiler savaşa bir felaket gözüyle bakarken, tuzu kuru olanlar sevinçten uçuyorlar, harbin herkeslerden önce asıl kendilerine zarar getireceğini hiç düşünmüyorlardı
Hali korkunç Kemmerich'in: Benzi solgun sarı; yüzünde şimdiden, belki yüz kere gördüğümüz için çok iyi bildiğimiz o yabancı çizgiler. Aslında çizgi değil bunlar, birer işaret. Derinin altında hayatın nabzı atmıyor artık; dirilik vücudun ta kenarlarına itilmiş, sürülmüş çoktan; içten içe ölüm çalışıyor, gözleri artık ölüm hakim. Arkadaşımız Kemmerich işte şuracıkta yatıyor; daha az önce bizimle at eti kızartmış, mermi çukurlarına çömelmiş Kemmerich. Henüz kendisi, ama yine de artık o Kemmerich değil. Üst üste çekilmiş fotoğraflar gibi, silik ve belirsiz resmi. Sesi bile küller altında.
Hiç kimse başkalarından, ya da genel bir ifadeyle, dış dünyadan çok fazla beklenti içerisinde olmamalıdır. Bir insan tekinin bir başkası için ifade edebileceği şey, öyle çok büyük değildir: Neticede herkes yalnız kalır ve önemli olan şey yalnız kalanın kim olduğudur.
Öncelikle yazarın oldukça kapsamlı bir çalışma ortaya koyduğunu belirtmem gerekiyor. Aynı zamanda gerek fiziksel gerekse ruhsal olarak oldukça yorucu bir çalışma yapmış; birçok insanın adını bile anmaya çekindiği bir konuda büyük bir emek vererek bu önemli eseri ortaya çıkarmış. Kendisine teşekkür etmek gerekiyor.
Çalışma kapsamında, mağdurlar, cezaevi memurları, psikologlar, nörologlar, ilahiyatçilar, avukatlar ... ile görüşülmüş. Cezaevinde hükümlüler de görüşülmeye çalışılmis ancak hükümlüler buna olumsuz yanıt vermiş.
Kitapta mağdurların anlattıklarını okudukça insanın kendisini kötü hissetmemesi ve yaşanılanlardan tiksinmemesi imkansız gibi gözüküyor. Bunlara birkaç örnek vermek gerekirse: Öğretmenin kendisine süt vermesinden korkan ve sonunda babasının sütünü içtiğini ve bundan dolayı da süt içmek istemediğini belirten mağdur, arkadaşlarına artık yatarken kot pantolon giydiğini çünkü babasının bunu zor açabilecegini olağan bir durummus gibi anlatan mağdur, abisi tarafından defalarca tecavüze uğramasına annesinin abin genc ihtiyacini gidersin veya babasının uyguladığı istismara annesinin babandir yapar cevaplarını alan mağdurlar, babasından hamile kalıp bunların dogumlarini annesinin yaptığı mağdur, dedesinden istismara uğrayan mağdur, annesinden istismara uğrayan mağdur, kendisine tecavüz eden babasının mahkemede 'o benim meyvem onun ilk tadına ben bakacağım tabiki' savunmasına konu olan mağdur, babaları tarafından istismara uğrayan dört kardeş, babaları, dedeleri, amcalari, dayilari tarafından istismara, tecavüze uğrayan üç dört veya on üç on dört yaşında kız ve erkek çocukları hatta engelli çocuklar...
Bu liste uzar gider. Biliyorum okuyanlar ağız dolusu küfür ediyorlardir. Bu da normaldir. Elden başka ne gelir ki? Ama gerçekten elimizden sadece bu mu