Eğitimci, kendisine emânet edilen her bir öğrencinin, istikbâlin zirve şahsiyetlerinden biri olabileceği ihtimâlini dikkate almalı; dünyayı değiştirebilecek dâhîlerin, belki de elinin altında olabileceğini unutmamalıdır.
Her insan, söyleyeceği sözün mühim ve kıymetli olduğuna inanır ve dikkate alınmak ister. Bu sebeple eğitimci, kendisine herhangi bir problemi için mürâcaat eden talebesini başından savar gibi değil, büyük bir dikkat ve îtinâ ile dinlemelidir. Düşünüp söylemelidir. Zira söylediğini geri almak mümkün değildir
Rasûlullah Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur :
"İnsan öldüğü zaman bütün amelleri kesilir. Ancak şu üç şey bundan müstesnâdır:
Sadaka-i câriye, istifâde edilen ilim ve kendisine duâ eden hayırlı evlât."
(Müslim, Vasıyyet, 14)
Bir çocuk, dünyada ebeveyn ve öğretmeninin vereceği eğitime muhtaçtır. Âhirette ise ebeveyn ve öğretmen, yetiştirdiği çocuktan gelecek her türlü hayır-duâ ve sadaka-i câriyeye muhtaçtır. Yetiştirilen evlâdın veya talebenin, seyyie-i câriye olmamasına dikkat etmek îcâb eder.