Mâlum olduğu üzere, Kur'ân-ı Kerim sâlih amelleri teşvik ederken "açık", "net" ve "tavizsiz" bir üslupla "Yapın!" diye emreder. Yine her türlü kötülüğü yasaklarken de aynı üslupla "Yapmayın!" diye kesin sınırlar koyar. ancak özellikle iki konunun ehemmiyetine binâen "Yaklaşmayın!" diyerek, bu haram sınırına yan gözle bile bakılmasına müsaade etmez. bunlardan biri; ferdi, âileyi ve toplumu perişan eden "zinâ"dır. diğeri de gözyaşı kurumamış olan yetimin "malı"dır.
Enes radıyallahu anh demiştir ki: Resûlullah'a sallallahu aleyhi ve sellem ashabıyla ilgili bir mesele intikal etmişti. Bunun üzerine bir konuşma yaptı ve: "Bana cennet ve cehennem gösterildi. Hayır ve şer namına bugün gibisini hiç görmedim. Şayet bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız." buyurdu. Resûlullah'ın ashabına bundan daha çetin ve zor gelen başka bir gün olmamıştı. O gün başlarını öne eğerek hıçkıra hıçkıra ağlayıp inlediler. [Müslim, Fedâil 134]
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır!