Lacoste ( 1 999: 94)'a göre "coğrafyacı... iktidarın hizmetinde bir bilgi ajanı olduğunu" farketmeli ve alanları incelerken, iktidara bu alanlarda yaşayan insanlar üzerinde etkili olma olanağını verdiğinin bilincinde olmal ıdır. Ancak bu uyarının gözardı ettiği husus, söz konusu araştırmacıları bilgi ajanlığını büyük bir şevkle ve istekle yapmaya yönelten temel tarihsel varsayımın ne olduğudur. Bu varsayım , bütün sosyal bilimler literatüründe benzer kültürel yanl ılık semptomlarının ortaya çıkmasına yol açan "ilerleme" varsayımıdır ve "uygarlaştırma misyonu" da bu varsayıma bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu anlayışın sömürgeciliğe ilişkin söylemleri nasıl etkilediğine dikkat etmek gerekmektedir. Sömürgeciliğe ilişkin en çarpıcı sosyo-psikolojik çözümlemeler Frantz Fanon adıyla özdeşleşmiştir. Fanon 'a göre; "şiddet üzerine bina edilmiş olan sömürge sistemini ayakta tutan "ırk" faktörü ve "ırkçılıktır". Sömürgecilerin hararetle empoze ettikleri "beyazların üstünlüğü" fikri, daha sonra yerlilerin "aşağılık ırk" yargısı ile pekiştirilmiştir Sömürgeciliğin esasını belirleyen bölücülüktür. Yani cemiyetteki insanların "efendiler" ve "yerliler" diye ikiye ayrılması"dır (zikreden Zahar 1999:26, 3 1).