Dılşad

Dılşad
@_dilsad
Odessa
Biribirini kesen, geniş, ağaçlıklı caddeleriyle, büyük, sakin, temiz bir şehir Odesa. 1793 de Duc de Richelieu'nun temellerini attığı, sonra Fransız göçmeni Comte de Langeson'un genişlettiği Odesa, XIX. yüzyılın başlarında yavaş yavaş ortaya çıkmağa başlar. O zamanlar çeşitli uluslardan tüccarların, gemicilerin buluştuğu kozmopolit bir yerdi, sokakları çamur deryası idi, içme suyu yoktu, bu yüzden evlere günde bir teneke su verilirdi, ama operası, tiyatrosu, kumarhanesi, çeşitli eğlence yerleri vardı. Çünkü ticaretle zengin olmuş Rumlar, Yahudiler, Fransızlar birikmişti orada. Avrupa havası almak İstiyen Ruslar Odesa'ya gelirlerdi.
Reklam
Mutlu toplumlar savaş istemezler ama tarih boyunca mutlu diye bilinen bir takım toplumların da savaş açtıklari görülmüştür.
Olayları, zihnin aydınlık zemininde berrak bir biçimde görürüz ama o olayların; duyguların, düşüncelerin, anıların sularıyla beslenerek zihnin karanlık bölümlerinde nasıl tohumlara dönüştüğünü, oralardan neler çıkacağını tahmin edemeyiz.
SPAZ
Sovyetler Birliği dağılınca Türkiye'ye gelmiş kot pantolon kuyruklarında aşınan ayakkabılarını yenilemiş ilkin kahvaltısını muzla yapmış, lacoste bir kazak içinde laleli'yi baştan sona gezmiş. rus bir afeti devran, çok sevgilisi olmuş bağlanmış sonra arkadaşıma pazar yerleri gibi dağılınca memleket sonra da bir otel odasında intihar etmiş çektirdikleri tek fotoğrafın arkasına "spas halil” diye yazmış tarih 3 kasım 1992  ve o gün lice'de 4 köy yakılmış…
Edebiyat
Evrensel ilişkiler güce dayalı ilişkilerdir... Tasarımız coğrafyayı başka amaçlarda, başka stratejilerde kullanmak için (ona) yeniden düzen vermektir... coğrafyayı yeniden oluşturmuyoruz, onu düşmanlarımıza karşı çeviriyoruz. Söz konusu olan bilgikuramsal bir gerilla savaşıdır. Bu coğrafya, egemenlik altındaki grupların düşmanın yerini daha iyi belirlemesine, toprağı daha iyi tanımasına, ve daha iyi seçmesine olanak verecektir (Brabant, Giblin & Ronai 1999: 10).