Paryalarımız, kendi kanlarını emen soygun düzenini kendi can larıyla ayakta tutuyorlar. Burada, birkaç yıl önce dağın taşın funda lığından, çakalından, kurdundan başka bir şey yokmuş. Şimdi ağaçtan ve hoparlörlü (General Elektriğe, General Motor'a, Mobil'e, Shell'e haraç ödeyen) minare sıklığından geçilmiyor. Kim yapmış, yapıyor o adım başında beton, camekanlı, soysuz stilli câmileri?