Dılşad

Dılşad
@_dilsad
Tarih okuduğunuz zaman insanlık tarihinin nasıl komediyle trajedi karışımı bir şey olduğunu daha iyi görürsünüz. Tarihin her döneminde, her toplumda 19. yüzyıla gelinceye kadar kölelik olmuş. İnsan varoluşunun temel boyutlarından biri kölelik.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Osmanlida Köle ticareti
Köle temini öyle anlaşılıyor ki Osmanlı dış siyasetinin en temel konularından biri. Sınır boylarlardaki devletimsi ya da devlet olmayan alanlar, Kafkasya, Afrika, Macaristanla Polonya arasındaki kontrol dışı bölge, Ukrayna'nın dış kısımları... Buralarda savaşların temel hedefi köle avcılığı. Tabii arazi de elde ediyor, arazi demek toprak kölesi elde ediyor, yani serf. Vergilendirecek bir nüfus elde ediyor. Böyle bir maddi getirisi var. Fakat bunun yanısıra savaşın içinde olan kişiler açısından temel amaç mümkün olduğu kadar çok ganimet ve köle elde edip bunların satışından para kazanmak. Osmanlı ekonomisinin temel boyutlarından birinin bu olduğu anlaşılıyor.
Kole taciri olarak Evliya Celebi
Evliya Çelebi sık sık görevli olarak bir paşanın maiyetinde geziyor. Gittikleri yerde tahsilat yapıyorlar. Bayağı bildiğin mafya tahsilatı gibi tahsilat yapıyorlar. Paşa kendi özel hesabına ganimet topluyor ve yakın çevresindeki insanların hepsi de ondan ufak büyük bir pay alıyorlar. Evillya kardeşimiz de mutlaka her gittiği yerden birtakım mükafatlar, birtakım ödüllerle dönüyor. Bunları kaydetmeye çok dikkat ediyor. Aldığı şeyler temelde dört tane. Bir, nakit alıyor. Yani bir kese ile gümüş akça veriyorlar. İki, at veriyorlar. Üç, kıymetli giysiler, hılat ve kürk veriyorlar. Ve en önemlisi, hepsinden daha değerlisi, en temel gelir kalemi, köle veriyorlar.
Modern cadi avi olarak internet.
İnternetin icadı, insanlığa özgürlük getirecek, insanlığa akıl getirecek, bilim getirecek vesaire dedik. Tıraşmış. Bunun tam tersi olduğu anlaşıldı. İnternetin gelmesiyle, kitlesel isteri, irrasyonel duygularla oluşan linç kampanyaları ve o linç kampanyaları ile birlikte gelişen polis devleti yaşamımızın en temel gerçeği haline geldi. Bunu da aklımızın bir köşesinde tutmakta fayda var.
Zenginleşme vs Fakirleşme
Modern dünyada, nispi olarak baktığın zaman, ben şahsen zenginleşme değil, fakirleşme görüyorum. Objektif bir gerçek var: En zenginle en fakir arasındaki uçurum büyüyor. Sürekli olarak toplumun genelinden az sayıda insana doğru inanılmaz boyutlarda bir gelir transferi söz konusu. Yani nispi olarak toplumun büyük kısmı bütün ürünlere ve bütün hizmetlere kavuşsa bile fakirleşiyor. Çünkü birileri daha fazla zenginleşiyor. Çünkü senin zenginleşme olarak yaşadığın hadiselerin tümü ticari ürünleri satın almak yoluyla gerçekleşiyor. Ve ticari ürünleri sen satın aldıkça senin cebinden çıkan birtakım paralar başka birilerinin cebine akıyor. Sen zenginleştiğini düşündükçe, çeşitli mal ve hizmetleri satın alma imkanların arttıkça, aslında nispi olarak fakirleşiyorsun.