Dronqo

Dronqo
exhausted
Tıp
Rusiya Federasiyası,Sankt-Peterburq, 3 Ağustos
5 kütüphaneci puanı
92 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
Ah Judee
Birinci sınıfta Willem konuyu gerçekten öğrenmek istemiş, Jude onunla geceler boyu oturarak tekrar tekrar anlattıysa da kafasının alması mümkün olmamıştı. "Benim zekam bunu anlamaya yetmiyor" demişti ona saatler gibi gelen bir çalışmanın sonunda, sabırsızlık ve bunaltıdan kendini sokaklara vurup kilometrelerce koşturacak hale geldiğinde. Jude başını öne eğmişti. "Senin zekan değil mesele" demişti usulca, "ben iyi anlatamıyorum."
Reklam
Eh Willemcim
Hem kişiliği değiştirmek kesinlikle imkansızdı, bunun için çok geç değil miydi? Willem iyi yürekli bir adam olmaktan önce iyi yürekli bir erkek çocuğuydu. "Willem çok sevgi dolu bir çocuk" yazardı öğretmenleri karnesine, annesi ve ya babası da bu karnelere, geri dönüşüme götürecekleri boş zarfların ve eski gazetelerin arasına kaldırmadan önce, yorum yapmadan şöyle bir bakardı.
WILLEMM
Bir sessizlik daha olmuştu. "Sen fazla iyi kalplisin Willem" demişti JB karamsarca. "Hayatta böyle hiçbir yere varamazsın."
Fakat içinde bulunduğumuz kendini gerçekleştirme çağında, insanın hayatındaki birinci tercihten başkasıyla yetinmesi iradesizlik olarak görülüyor, ayıplanıyordu. Kaderin sandığın şeye boyun eğmek, onurlu bir hareket olmaktan çıkıp korkaklığa dönüşmüştü bir yerlerde. Mutluluğa ulaşma baskısı bazen zulüm şeklini alıyordu, mutluluk herkesin ulaşabileceği ve ulaşması gereken bir şeymiş de, bu uğurda verilecek en küçük bir taviz dahi bireyin kendi kabahatiymiş gibi.
İnsan vazgeçmesi gerektiğini ne zaman idrak ediyordu? Otuz sekiz yaşına gelip hala bir menajer bulamayınca mı (Joel'in bunu tecrübe ettiğini tahmin ediyorlardı)? Yoksa kırk yaşına gelip hala ev arkadaşıyla kalıyorsan, yarı zamanlı garsonluktan kazandığın para, tam zamanlı oyuncu olmaya karar verdiğin yıl kazandığından fazlaysa mı (Kevin'in başına geldiği gibi)? Şişmanladığın, saçın döküldüğünde, şişmanladığını ve saçının döküldüğünü gizleyemeyen kötü estetikler yaptırdığında mı? Hedeflerinin peşinden gitmek, cesaretten aymazlığa ne zaman dönüşüyordu? Ne zaman duracağını nasıl biliyordun? Daha katı, daha şevk kıncı (nihayetinde daha yardımcı) geçmiş yıllarda bu kararlar daha berraktı: Kırk yaşına bastığında veya evlendiğinde veya çocuğun olduğunda veya beş, on, on beş yıl içinde bırakırdın. Gidip gerçek bir işe girerdin, oyunculuk ve bu alanda bir kariyer, akşamlan daldığın hayallerde kalırdı, sıcak küvete atılmış bir buz küpü sessizliğinde eriyerek tarihe karışırdı.
Reklam