E.N

E.N
❝ Beni kalbinde bir mühür gibi taşı, sevgi ölüm kadar güçlüdür ❞
İnsanın Anlam Arayışı
İnsanın Anlam Arayışı
Öğretmen
İstanbul
1 Mayıs
590 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
9/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 14:25
Mezopotamya üçlemesi yazarın, yerli ve yabancı pek çok tiyatroda sergilendiği ve ortak noktası Mezopotamya'da geçen özel ve tek cilt basımı ile okuyucuya sunulan 3 oyunundan oluşuyor. Töreler, bölgedeki toplumsal anlayış, aşiretler, lanetler yazarın derin anlatım gücüyle öyle güzel harmanlanmış ki, bir tiyatro eserinden çok şiir okuyor gibi hissettim.. Her bir sahneyi ayrıntılı şekilde betimlemesi, canlı olarak tiyatroda olduğumu ve o anlara tanıklık ettiğimi düşündürdü. Destansı ve mistik anlatımıyla, okuyucuyu düşündüren konusuyla muazzam bir kitap. Mahmud ile Yezida; inanışların engel olduğu törelerin izin vermediği bir imkansız aşk hikayesi.. Taziye; yine töreler ve toplumsal normlar tarafından çizilen insan yaşamları.. Geyikler Lanetler; aşiret, lanetler ve gelenekler.. "... belki bir gün kader de yorulur." (Syf 148)
Mezopotamya ÜçlemesiMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2014273 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
Sezai Karakoç'un her gün bir saatini ayırarak kırk günde, İstanbul Yenikapı'da deniz kenarındaki kahvelerde yazmış olduğu insanı sarmalayan, her bir şiirinde geçmiş ve güncel durumlar için ders çıkaracağımız nitelikte bir kitabı.. Karakoç, şiirlerinde Hızır ile birlikte gezdirir bizi.. Nuh'un işçisi olurlar, İbn Arabî'nin peşinde Şam'a giderler, İstanbul, Filistin.. Her bir yolculuğunda derin ufuklar açılıyor insanın zihninde.. "Bir gülü yetiştirmek için Yaratılmışız Şükür Tanrıya.." Yaratılış gayemizi hatırlatan ne muazzam dizeler bunlar.. Kendi nefsimizden sorumlu olduğumuz kadar, nesilden nesile devam edecek güzel davranışları aktarmakla da yükümlüyüz.. Tohum ekip sulamadan büyümesini beklemek olur mu? "Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz. ... Kadının üstün olduğu ama mutlu olamadığı Günlere geldim bunu bana öğretmediniz Hükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığı Ama yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdim Bunu bana söylemediniz Insanlar havada uçtu ama yerde öldüler Bunu bana öğretmediniz ...." Okuyup idrak etmemiz gereken kitaplardan..
Hızırla Kırk Saat - Şiirler IIISezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 19672,659 okunma
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
"Mektebin durumu nedir? Nereden nereye gelmiştir?" "Muallim kimdir? Görev ve sorumlulukları nelerdir?" "Okul kurumunun her bir kademesi nasıl işlenmelidir?" Bu tarz sorulara cevap ararken günümüz eğitimini de sorgulayabileceğimiz bir baş kitap.. Bilgi, eğitim, öğretmen, öğrenci, toplum gibi eğitimin temel sorunlarını Türkiye'nin maarif davası olarak görmeli ve çözümü belli bir felsefi akıma göre değil, Türkiye'nin kendi dinamiklerinden, tarihsel ve kültürel referanslarından hareket ederek, Anadolu insanının milli ve manevi gerçeklerine göre anlamaya çalışarak aramalıyız. "Bir nesil nasıl uçuruma doğru gider? Gençlerin ruhu nasıldır? Çözüm nedir?" Bir nesil; ahlâkın yerlere düşmesi, yaratıcılığın yerini taklitçiliğin tutması, iman ve ümidin bırakılması, kalbin ölmesi, mesuliyetten kaçma, hür olmak adına her türlü ödevden kaçmakla uçuruma sürüklenir. Mektep ve muallimin görevi bu nedenle büyüktür. Sorunlar bilinip ona göre çözümler üretilmelidir. Dersin yük haline gelmemesi, sadece diploma arzusuna dönüşmemesi için öncelikle bilgiyi öğrenmeyi sevdirmeliyiz. Padişahlar, şehzadelerini muallime emanet eder ve onların ruh yapılarını her bakımdan hocalarına teslim ederlerdi. Muallimin mesuliyeti hayatın her sahasına uzanmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki muallime hak edilen değer verilmelidir.. Muallimin vazifesi yalnız zeka işlemek değil, kalpleri yoğurmaktır. Bir öğretmen olarak bizim vazifemiz karakter yapmaktır, şahsiyet oluşturmaktır.. Okul koridorları gerçek fetihlerin yeridir..
Türkiye'nin Maarif DavasıNurettin Topçu · Dergâh Yayınları · 2022370 okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2023 16:45
Güzel bir Tolstoy kalemi.. Tolstoy, içsel yolculuğunun aşamalarını samimiyetiyle itiraf etmekte ve kendi arayış serüveninde hangi duygu dünyasında gezindiğini gönüllere dokunan kalemiyle okuyucuya aktarmaktadır. “Ben kimim? Nereden geldim? Neden yaşıyorum?” gibi sorularla zihnini meşgul etmekte ve bizleri de düşünmeye sevk etmektedir. Tolstoy, gençliğinde dinin, insanların hayatında her hangi bir rolünün olmadığını fark eder ve inancını sorgulamaya başlar. Tek inancını sorgulamaz, dünyada var olma sebebini bulmaya çalışır. “Varlığımın -ki, var isem- bir sebebi, onun da bir nedeni var olmalıydı; her şeyin de bir sebebi olduğu gibi.” ( syf 96) Tolstoy, arayış serüveninde intiharı da dile getirmektedir ve aslında Tanrı’yı aradığını belirtmektedir. “Sadece Tanrı’ya inanınca yaşıyorum, bunu farkettim…” (syf 99) “Gerçekte onu hissettiğim, onu aradığım zaman yaşıyorum ben. ‘ Öyleyse ne diye hâlâ arıyorsun’ diye biri konuşuyor içimde. Arıyorsam vardır…” (syf 99) “… Tanrı hayattır.” (syf 99) Tolstoy hissettiklerini, arayışlarını, sorgulamalarını kitapta dolu dolu göstermiştir. Okunulası bir eser..
İtiraflarımLev Tolstoy · Beyan Yayınları · 202129,2bin okunma
Her taşın bir hikayesi vardır!
Puan vermedi·240 syf.··
2023 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2023 15:04
Romanın başkahramanı, idam cezasına çarptırılan yeniçerilerin infazında kullanılmak üzere yaptırılan “Cellat Taşı”dır. Yazar, kahramanımıza bir ruh kisvesi giydirmiş ve onun gözüyle geçmiş ve gelecek zamanın hesaplaşmasını yapmaktadır. Taş şahit olduklarını, duyduklarını ve hislerini okuyucuya aktarmaktadır. “Fetva yokuşu” ismini, Süleymaniye’de bulunan Ağa Kapısı’nın adının değişip Fetva Kapısı olup, daha sonrasında da bu kurumun (fetvahanenin) değişiminden, bozulmasından almaktadır. Genç Osman zamanından başlayıp İstanbul’un işgaline kadar devam eden süreçte Taş, bir şehrin değişimini, şeyhülislamlığın İstanbul müftülüğüne evrilmesini, hilafetin kaldırılmasını, toplumsal yapının değişimini okuyucuya sade bir dille sunmaktadır. Kitabı okurken İÜ, Edb. Fak. Tarih Yakınçağ dersinde hocamızın “ yaşadığınız şehri iyi analiz edin. İçinde bulunduğumuz bu binanın önceden Zeynep Hanım Konağı olduğunu ve içinde neler yaşandığını düşünün. Her taşın bir hikayesi vardır. Duyun ve görün!” sözleri kulaklarımda çınladı. Fakülteyi keşfe çıkarken, konağın hikayesi canlanıyordu zihnimde.. Tarihi bir yolculuğa çıkmak için okunabilecek bir eser..
Fetva YokuşuDurali Yılmaz · Beka Yayınları · 199221 okunma