Ebru Selvi

Ne tuhaft şu dünya! Birtakım maddi sebepleri bilinmekle beraber, daha önce bilinmeyen meçhullerden geliniyor, doğuluyor, büyünüyor, bir zaman bir arada haşır neşir olunuyor, birbirine alışılıyor, sonra yavaş yavaş dağılınıyordu. Bütün bunlar nasıl da ağır ağır, alıştıra alıştıra oluyordu.
Sayfa 292·Kitabı okudu
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İnsan bazen menzilin başında bazen ortasında bazen de sonunda anlar ki eğer insanın onu yaratan Rabbi ile arası iyi değilse hiçbir teselli hiçbir haz ve ilişki o kalpteki boşluğu dolduramıyor, dolduramaz!.. Vesselam!
Sayfa 187·Kitabı okudu
Alıntı
Bin bir türlü haz ve sefahat yolu varken, olumlu duygular kadar negatif onlarca duyguyla da donatılmışken insan, bu dünya yolculuğunda iyi bir insan olarak yol almak ve bu iyiliğin daimî olması pek meşakkatlidir. İyiliğin suistimalinin onlarca yüzü varken insanın güzel meziyetlerine sahip çıkması, yıpranmadan yürümesi de oldukça zordur. Burası insanın insanla imtihan edildiği, yontulduğu ve hırpalandığı oranda da güçlendiği, daha kavi bir şekilde yeniden yürüdüğü bir dünya.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Alıntı
Yine idrak etmemiz gereken bir gerçek de herkesin tekâmül süreci ve yolu yürüyüşü farklıdır. Kimisi kabuğunu kırıp kayalıkların içerisinden filizlenirken kimisi yemyeşil bir vadide suyunu tüketip solmaya mahkûm ama halinden memnun bir şekilde tekrar açmaya niyet edemeden terk eder diyarı.
Sayfa 117·Kitabı okudu
Alıntı
Kabullenmek, olanları onaylama anlamına gelmez. Aksine, kendi yoluna bakabilmesi içindir. Çünkü kabulleniş, insanın o şiddetli öfkesini de acısını da sağaltır. Takılı kaldığı ama değiştiremediği o halin onu yavaş tüketmesinin önüne geçer. Beynin, bedenin ve ideallerin işlevselliğini bozmasına mâni olur.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Alıntı