Henüz adı olmayan bir duyguydu bu ancak gizlendiği yerde çoktan biçim bulmuş kora dönmüştü.
Ama aşk bir cenin gibi bedenin karanliklarinda acıyla dönüp durmaktan kurtulduğu nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşktı.
bana beni çok sevdiğini ve güvendiğini söylemiştin. peki neredesin şimdi? bu hiçliğin ortasında kaybolmuş ben yıllardır sadece seni arıyorum. sadece seni. yazdığım, okuduğum her kelimesin, her cümlesin. mutluluğum, mutsuzluğum, gulumseyisim, aglayisim.. hepsi sensin. hepsi. ama eksik olan da sensin. sen. bu karamsar dünyam sensiz daha da kötüleşiyor. nerdeysen çık ortaya ve gel yanıma. sadece sarıl bana. sadece sarıl..
kaybedilen yıllar, sönmüş ışıklar.. neydi bunlar? herkes gider miydi? yoksa sadece bizi sevmeyen insanlar mi? anlayamıyorum artık. yasamamim bir sebebi var mı bilmiyorum artık. gözümü kapattığımda aklıma bir şey veya biri gelmiyorsa bi nedeni var mı bu hayatın. bence yok. onsuz, bizsiz hiçbir şey yok.
neydi ask? kaçıp gitmek mi yoksa ölümüne sevmek mi? ölümüne sevmekse neden gitti, neden bıraktı beni böyle yapayalnız? onsuz ne güneş sabahları yeryüzünü selamlıyor ne de ay herkesi ışığıyla büyülüyor. sadece ben kaldım burada. bu koca dünyada sadece ben..