Gözlerinle ördün gönlüme hasret ağlarını
Ne ben çözebildim, ne sen çözdün sırlarını
Olurda bir gün okursan bu şiirden sancılarımı
Pırıl pırıl gözlerine düşerse gözlerim,
Merak etme
Merak etme sevgilim, sana en güzel rüyalarla gelirim
٠Fatih Buhara Benzek
Ey Rabbim!
“Peygamberle başbaşa
konuşacağınız zaman,
Bu konuşmanızdan önce bir
sadaka verin.” Buyuruyorsun
Benim tasadduk edecek hiçbir şeyim yok,
Gölgemde beni savunurken
canlarını veren çocuklardan başka.
Kabul buyur Allah'ım!
Beni duyur Allah'ım!
Sübhân olan Allah'ım!
Ya Rasûlallah!
Ben Kudüsüm!
Allah’ın dokunulmaz kıldığı
üç hareminden biri.
Yeryüzünün süslerinden bir süsüm,
Kalbinde Mescid-i Aksâ’yı taşıyan.
Sokaklarında Peygamberlerin yürüdüğü,
Güldüğü, ama hep öldürüldüğü şehir!
Bu yüzden uzundur yasım!
İniltilerini duyduğun, derdini
dinlediğin o kütük misali,
Beni de duy, beni de dinle!
Bugün hem garip, hem de mahpusum.
Ebvâ’dan döndüğün günkü gibi öksüz.
Taif’te taşlandığın günkü gibi sahipsiz,
Ebu talip mahallesindeki gibi yalnız,
Tepeden tırnağa pusum!