Uhud Savaşı’nda müslüman safları dağılınca, Enes İbni Nadr -arkadaşlarını kastederek- Rabbim, bunların yaptıklarından dolayı özür beyan ederim, dedi. -Müşrikleri kastederek de-, bunların yaptıklarından da uzak olduğumu arzederim, deyip ilerledi. Derken Sa’d İbni Muâz ile karşılaştı ve:
— Ey Sa’d İbni Muâz! İşte cennet. Nadr’ın Rabbi’ne yemin ederim ki, Uhud’un yakınlarından ben onun kokusunu alıyorum, dedi. Sa’d (bu olayı anlatırken):
— Ben onun yaptığını yapmaya güç yetiremedim, ya Resûlallah! dedi. Enes radıyallâhu anh, amcasıyla ilgili olayı şöyle anlatır:
“Amcamı şehit edilmiş olarak bulduk. Vücudunda seksenden fazla kılıç darbesi, mızrak yarası ve ok izi vardı. Müşrikler ona müsle yapmış, uzuvlarını kesmişlerdi. Bu sebeple onu hiç kimse tanıyamadı. Sadece kız kardeşi parmak uçlarından tanıyabildi.”