İlk önce yazarımızı tanıyalım biraz,
Ahmet Ümit 1960'ta Gaziantep'te doğdu. 1983'te Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü'nü bitirdi. 1985-1986 yıllarında, Moskova'da Sosyal Bilimler Akademisi'nde siyaset eğitimi gördü. İlk kitabı 1989'da yayımlanan Sokağın Zulası adlı şiir kitabıdır. Bu kitap 2011'de gözden geçirilerek Everest Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. 1992'de ilk öykü kitabı Çıplak Ayaklıydı Gece yayımlandı. Bunu 1994'te Bir Ses Böler Geceyi, 1999'da Agatha'nın Anahtarı, 2002'de Şeytan Ayrıntıda Gizlidir adlı polisiye öykü kitapları izledi. 1995'te hem çocuklara hem de büyüklere yönelik Masal Masal Içinde ve 2008'de yayımlanan Olmayan Ülke ile farklı bir tarz denedi. 1996'da yazdığı ilk roman Sis ve Gece. polisiye edebiyatta bir başyapıt olarak değerlendirildi. Bu romanın ardından 1998'de Kar Kokusu, 2000'de Patasana, 2002'de Kukla yayımlandı. Bu kitapları, Ninatta'nın Bileziği, Insan Ruhunun Haritası, Aşk Köpekliktir, Beyoğlu Rapsodisi, Kavim, Bab-ı Esrar, Istanbul Hatırası ve Sultanı Öldürmek adlı kitapları izledi. Ahmet Ümit'in Ismail Gülgeç'le birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat - Çiçekçi'nin Olümü ve Başkomser Nevzat - Tapınak Fahişeleri ve Aptülika (Abdülkadir Elçioğlu) ile birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat - Davulcu Davut'u Kim Öldürdü adlı çizgi romanları Everest Yayınları tarafından yayımlanmıştır.
Şimdi incelemeye geçelim.
Öncelikle kitabın sürükleyici bir anlatımı var ve insanda merak uyandıran polisiye türü bir eserdir. Kitap konusunu Sovyet döneminde hızla yayılım gösteren komünizmden ve türlü türlü ülkelerde karmaşıklıktan dolayı parti üyeleri tarafından bu ülkelerde komünist düşünce sisteminde önemli rolleri olan daha doğrusu gelecek vaad eden insanların Moskova'yı
-sosyalizm'in vatanı- mesken tutarak hem bir süre
Faşizme karşı direnişte, demokratik haklar için savaşımda, savaş kışkırtıcılığına karşı durmada destanlar yaratmıştı komünistler. Yabancılaşmayı ortadan kaldırmışlar, aşkı aşk, şiiri şiir yapmışlardı. Ama iktidar oldukları andan itibaren bütün büyü bozulmuş, kapitalist ülkelerdekine benzer bir yabancılaşma, belki daha katmerlisi insanların başına bela olmuştu yeniden .