“Tanımlayan hükmeder.”
İhtiyacımız olan da tam da bu, tanımlamak…
Altay Cem Meriç, bu kitapta tanımlamanın hakkını vermiş. Tanımlamayan toplumlar tanımlanır. Batı’nın bizi ve olayları tanımlaması onların hegemonyasına girmek demektir. Uzun yıllardan beridir ülkemizde ve İslam dünyasında yaşanan bir hal bu. Tanımlamak, bilgiyi işleme becerisidir. Bilgiyi işleyebildiğin, birilerine aktarabildiğin ölçüde öğrenmişsindir. Peki öğrenmek nedir? Yazarın tanımı, “Öğrenmek, işlemektir.” Zira, işlediğin kadar öğrenmişsindir. İşte bu ve bunun gibi tanımlar okurda ufuk açıcı etki bırakıyor.
***
Ele aldığı konuları tertipli ve düzenli bir şekilde tasnif edip okuyucuya öyle aktaran bir yazardır, Altay Cem Meriç. Kitaplarında evvela ehemmiyet verdiği mesele budur. Videolarında da öyledir, genel olarak. Böyle olması anlaşılırlığı ve kalıcılığı arttırıyor. Bu kitapta da bir düzen vardı, okumayı daha lezzetli kılan bir düzen. Yazarın dili çok samimi, bunu belirtmek gerek. Okurla sohbet ediyormuş gibi hissettiriyor kullandığı dille açıkçası. Bu da akıcılığı sağlıyor ve tabii güven veriyor.
***
Öğrenmeyi öğrenmeye dair verdiği tavsiyelerin ayağı zemine basıyor kesinlikle; yani mantıklı ve gerçekçi önerilerde bulunmuş. “Neyi seviyorsanız öncelikle onu çalışın.” tavsiyesi buna örnektir. Tek bir öğrenme tipi yoktur, her bireyin hayatı algılama biçimi farklıdır. Farklı zihin dünyası vardır her insanın. Bu yüzden kişi neyi bilmediğini ve neleri sevdiğini bilirse kendine has bir öğrenme yöntemi geliştirecektir muhakkak. Sonuçta, “Öğrenmek bireysel bir faaliyettir.” Kendimiz bir yol bulamazsak kimse bulamaz.
***
Kitap altı bölümden oluşuyor. İlk dört bölümü genel olarak yazarın tavsiyelerini içeriyor. Beşinci bölümde, okul ve akademi üzerinde durmuş. Geçmişten günümümüze okula/akademiye dair