Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Saat 04.17
Maraş'ın merkeziydi
Uykumu kâbusa çeviren,bir zelzeleydi
Kolon yığınları,yorgan diye üstüme serildi
Gözümü açtım
Umut ettim
Yarınlara...
Yâr'ıma...
Sabahlara...
Anneme...
Babama...
Sevdiklerime, pişmanlıklarıma...
Hayallerim için umut ettim...
Bağırdım, çığlığmı duyan olmadı
Hayallerim için elini uzatan çıkmadı
Susadım,bir yudum su ister misin?diye kimse sormadı
Meğer ben tek değil, tüm hayaller, umutlar yığınların altıntaydı
Bir mutluluktu bu duvarlar
Bir heyecandı bu eşyalar
Bir huzurdu bu ışıklar
Ve
Mezar oldu hayallerimle, hayallerle dolu bu binalar..
Oysaki
Bu balkonda ne düşlemiştik
Bu masada ne kahkahalar atmıştık
Bu koridorlarda ne anılar geçirmiştik
Bu nasıl bir dünyaydı böyle? Her zaman böyle miydi, yoksa son birkaç günde gerçekten çivisimi çıkmıştı? Her zaman bu kadar adaletsiz miydi? Dengeyi bozan neydi? Anlamıyordum. Nasıl bir dünya güzel kızların dövülüp asılmasına izin verirdi? Ne tür bir dünya Fish ve Cooke gibi insanları yaratır,içlerinin irin ve nefret dolmasına izin verir,onların masum ve iyi insanları korkutup işkence etmesine fırsat tanırdı? Nasıl bir dünya biri akıllıca söz ettiği için onu yumruklardı?
Laf salatası laf salatası laf salatası.