Eylül️️

Eylül️️
Beni anlamaz Anlamaz, niye anlasın Anlaşılmak -değil mi ama- sanki kimsenin olamaz. Edip Cansever
Oblomovka’da köylülerin hazırlayacağı ekmeği yemek için büyütülmüş Oblamov, ekmeğini kendi kazanan insanlar arasında ne yapacağını şaşırır; böyle bir hayat için ta küçüklükten hazırlanmamış olan iradesi yavaş yavaş söner, hayatla arası her gün biraz daha açılarak, sonunda toplum dışı bir insan, kendini taşıyamayan bir yük olur.
İş Bankası Kültür Yayınları - Ön Söz
Edebiyat
Reklam
Odasındaki kapanık havanın, bütün gün dört duvar arasında oturmanın sağlığına gece rutubetinden daha zararlı olacağını, durduğu yerde yemek üstüne yemek yemenin insanı yavaş yavaş çökerteceğini düşünmüyordu; çünkü bunlara alışmıştı; alıştığı şeylerden korkmuyordu. Alışmadığı şey, hareket etmek, hayata karışmak, adam görmek, öteye beriye koşmaktı. Fazla kalabalıkta boğulur gibi oluyordu; bir kayığa binse, bir daha karaya ayak basamayacağı kuruntusuna kapılıyordu; arabaya binse atlar gemi azıya alıp kaçacaklar sanıyordu
Sayfa 72 - İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Öğrenim hayatı İlya İlyiç'i garip bir düşünüşe götürmüştü: Onca hayatla bilgi arasında bir uçurum vardı; bu uçurumu kapamaya girişmek bile istemiyordum: Kafasında hayat ayrı şey, bilgi ayrı şeydi.
Sayfa 75 - İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Dimağı, birçok tozlu dosyanın, rakamın, eski dinlerin ve bilimlerin, birbirini tutmayan bir yığın belgenin toplandığı bir ambar durumuna gelmişti. İlya İlyiç'in kafası bir kitaplıktı; ama ayrı ayrı ve hiçbiri tamam olmayan ciltlerle dolu bir kitaplık.
Sayfa 75 - İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Bütün bu ders kitaplarından ne çıkacak? Ne diye altı yedi yıl bir yere kapanıp programlar, azarlar, dersler içinde ölesiye didinmeli? Ne diye koşmaktan, oynamaktan, eğlenmekten zorla kendini yoksun etmeli? Bunun sonu yok ki... Ne zaman yaşayacağım ben? Bunlardan çoğu hayatta hiçbir işe yaramayacak.
Sayfa 74 - İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Reklam