Yobazlarınızla, ağlarınızla, yalanlarınızla, yutturmasyonlarınızla bütün karanlık, gerici gücünüzle bir zaman daha oyalanacaksınız, biraz daha ışığımıza bent kurmaya çalışacaksınız. Ama sonunda ışığımız gözlerinizi kör edecek. Ama siz içimizde, insanlığımızda birer çirkin yarasınız. Geçen yazımda da söyledim, bizim memleketinizde sizin gibiler var diye, yirminci yüzyıldan utanıyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu yirminci yüzyıldır. Yılanların öcü oynanmasa da olur. Fakir yazmasa da, öğretmen olmasa da olur. Yüzlerce Yılanların Öcü yazılacak, binlerce Fakir Baykurt çıkacak.
Öfke büyük bir inancın sonucu da olabilir gibime geliyor. Öfke, kör bir duvarla karşılaşan, aydınlığı görmüş insanın öfkesi de olabilir.
Öfke, karmakarışıklıktan da gelebilir.
Ucuz öfkelerden, ucuz yüklenmelerden, gününü gün etme yoksulluğundan, ucuz inlerden vazgeçsek de… Bence vakit kalmadı… Hiç mi hiç kalmadı. Yirminci yüzyıla gülünç olmayalım.
Ucuz kazanç, ucuz bilim, ucuz sanat, ucuz ün… Her şey ucuza…