Zulmün ArtsınYaşar Kemal

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.132
Gösterim
Adı:
Zulmün Artsın
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
279
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807497
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Zulmün Artsın, Baldaki Tuz, Ağacın Çürüğü ve Ustadır Arı Yaşar Kemal’in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme aldığı yazılarından ve  konuşmalarından derlenmiştir. Onun düşünce ve yazarlık serüvenine tanıklık eden bu yazılar halkın yıllardır içine sürüklendiği karanlığın belgeleridir.


"Egede, Akdeniz yörelerinde gene ormanlar yanıyor. Benim şaşırdığım daha yanacak orman kaldığıdır. Nereden buluyorlar da, bu kadar ormanı yakıyorlar? Ben bu yörelerde dikili ağaç kalmadığını sanıyordum. Demek ki yanılmışım. Öldürmeyen Allah öldürmez derler, şu ormanı da bitirmeyen Allah bir türlü bitirmiyor demek ki.”
-Yaşar Kemal
Yaşar Kemal’in her okumadığım kitabı bana bir şeylerimin eksik olduğu, hani bazen olur ya yapacağın bir işi sürekli ertelersin ve hep rahatsızlığını eksikliğini duyarsın. İşte tam da o his acaba ne kaçırıyorum sorusu…
Nedense aykırıya hep bir hayranlığım olmuştur. Çünkü onlar düzenin haksızlıklarına, ödeyecekleri bedelleri bile bile karşı koymuşlardır. Dini karşısına alan bilim adamından tutun da resmi otoriteye karşı doğru bildiğini savunan fikir adamına, halkın menfaati için kendi menfaatlerini elinin tersi ile iten insana hayran olunmaz da ne olunur?
Zekâlarının ve yeteneklerinin bedelini baskılarla, zulümlerle, hapislerle, canları ile ödeyen bütün o yiğit insanlara selam olsun. İyi ki varlar. Onlar doğru bildiklerinin arkasında durma yürekliliğini göstermiş olmasalardı? Eminim bugün dünya daha yaşanmaz bir yer olurdu. Korkup sinselerdi okuyacak bu kadar kitap bulabilir miydik? Bence onlarda doğal selection potasında yok olup giderlerdi. Orta çağda kim pirim verirdi dünyanın yuvarlak olmasına ya da evrim teorisine veya kimin umru olurdu matematik, fizik, kimya…
Kitap Yaşar Kemal’in çeşitli mecralarda yayınlanmış yazıları ve Yaşar Kemal’le yapılan röportajlardan oluşuyor. Anladığım tek şey o zamandan bu zamana değişen bir şey olmaması tek değişen yönetenler.
Kürtler öz bir kardeşimiz. Bin yıllık can bir biraderimiz. Biz Kürtlerle etle tırnak gibiyiz. İç içeyiz. Yüzyıllardır biribirimize kız aldık kız verdik. Eeeeeee, insan kardeşinin dilini keser mi, yetmiş yıldır onu asimile eder, kültürünü yok eder, bütün insanlığını, kültürünü elinden alıp dımdızlak bırakır mı? Böyle kardeşlik düşman başına. Kardeş olan insan, “Ey Kürt kardeşler biz yetmiş yıldır, bilemedik, yanıldık, sizlere çok kötülük ettik. Size yapılan zulüm, yalnız size değil Türk halkına da yapıldı, bundan sonra aç sefil bırakmayacağız, Batı Anadoluya ne kadar yardım etmişsek, size daha çok edeceğiz. Kürtçe okullar açacağız. Biz ne bilelim, size yedi kat yabancılar, Avrupalılar okullar açıyor, televizyonlarda Kürtçe konuşuluyor. Üniversitelerinde Kürt Enstitüleri bile var. Biz Türk halkına da çok zulüm ettik ya, hiç olmazsa, akıl edip de, size yaptığımız gibi onların dillerini kesmedik. Amanın alın televizyonunuzu, konuşun konuşabildiğiniz kadar. Atatürk de bunu istiyordu, ama biz akıl edemedik. Bir iki darbeci generale uyduk, generale uyduk da suyu kuruttuk da balığı yakalayamadık. Oysa Mao Çe Tung suyu kurutunca balığı yakalamıştı,” demeliydi.
Kürtlere gelince, geçmişinde gelişmiş, dahiler yetiştirmiş bir yazılı edebiyatı var. Dünyaca ünlü şairler var. 16. yüzyılın büyük şairi "Ehmedê Xani" bunlardan biridir. Sonra 12. yüzyılın büyük divan şairi -bunlar şiirlerini hep Kürtçe yazmışlardır- "Melayê Cizîrî, Feqiyê Teyran" Feqiyê Teyran, bütün ömrü boyunca şiirlerini hep kuşlara adamış, kuşlar üstüne şiir söylemiştir. Bütün bu andığım şairlerin türbeleri, Doğu Anadoluda, evliya, peygamber türbeleri gibi ziyarettir. Her yıl bu türbeleri yüz binlerce kişi ziyaret ederler...
Belki de dünyanın pek çok yerinde, Dostoyevskiyi çok yanlış anlıyorlar. Benim kanımca Dostoyevskinin karanlığı ve karamsarlığı, Puşkinin, Tolstoyun aydınlığından ve iyimserliğinden daha aydınlıktır.
Kürtler, insani haklarını istiyor. Dilini istiyor, kültürünü istiyor. Bir de hükümetlerin Batıya verdiği ekonomik önemin onda birini de Doğuya vermesini istiyor. Çünkü, diyor Kürtler, burası da vatan toprağıdır. İyice anlaşıldı mı, Kürtlerin bu dedikleri, vatansever kardeşler? Kulağınız duyuyor mu, Kürtler bu vatanı bölmek istemiyorlar, bu da, bu da iyice anlaşıldı mı?
Hiçbir zulüm ve kötülük insanın insanı aşağılamasından daha beter olamaz.
İnsanı bu kadar insanlığından uzaklaştıramaz.
Hem aşağılananı, hem aşağılayanı insanlığından çıkartamaz..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zulmün Artsın
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
279
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807497
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Zulmün Artsın, Baldaki Tuz, Ağacın Çürüğü ve Ustadır Arı Yaşar Kemal’in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme aldığı yazılarından ve  konuşmalarından derlenmiştir. Onun düşünce ve yazarlık serüvenine tanıklık eden bu yazılar halkın yıllardır içine sürüklendiği karanlığın belgeleridir.


"Egede, Akdeniz yörelerinde gene ormanlar yanıyor. Benim şaşırdığım daha yanacak orman kaldığıdır. Nereden buluyorlar da, bu kadar ormanı yakıyorlar? Ben bu yörelerde dikili ağaç kalmadığını sanıyordum. Demek ki yanılmışım. Öldürmeyen Allah öldürmez derler, şu ormanı da bitirmeyen Allah bir türlü bitirmiyor demek ki.”
-Yaşar Kemal

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • şeyhmus altın
  • Maya
  • M. Ali
  • B. Bulut Sağlam
  • booksofbet
  • Ümit K.
  • Mahsun ulman
  • Ahmet Kaya
  • Ömer Yıldız
  • Yunus Akar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%8.1
18-24 Yaş
%29.7
25-34 Yaş
%24.3
35-44 Yaş
%29.7
45-54 Yaş
%5.4
55-64 Yaş
%2.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34.8
Erkek
%65.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%54.5 (12)
9
%22.7 (5)
8
%9.1 (2)
7
%9.1 (2)
6
%4.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0