Al Gözüm Seyreyle Salih

·
Okunma
·
Beğeni
·
3384
Gösterim
Adı:
Al Gözüm Seyreyle Salih
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
398
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807275
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih’te Karadeniz’in küçük bir kasabasında on bir yaşındaki Salih’in, kanadı kırık bir martıya duyduğu sevgi ve mavi oyuncak bir kamyonu elde etme isteği konu alınır. 1970’lerin Türkiyesi, dönemin insan, devlet, iktidar ilişkileri Salih’in dünyasını çevreler. Yaşar Kemal, Salih’in gözünden hayata bakar ve çocukluğun bahçesinden, Türkiye’nin genel yapısını tüm inceliğiyle çizer.

“Yaşar Kemal bir halkın kültürünü temsil etmektedir. Epiği geniş, katıksız bir halkçı temele yaslanmıştır. Romanları yaşamın zenginliği, sıcaklığı, güzelliğiyle doludur.”
Joel Ohlsson, Arbetet, (İsveç)

“Yaşar Kemal’in yapıtları olgun, nefis bir meyve tadarcasına okunuyor.”
Gérard-Humbert Goury, Le Matin, (Fransa)

“Kemal büyük bir sevecenlik ve merhametle yazıyor.”
Daily Telegraph (İngiltere)

“Yaşar Kemal’in destansı anlatımında hiçbir şey küçük değil. Onun her sözü, denizin köpüren dalgaları gibi çağıldıyor.”
Frankfurter Allgemeine Zeitung, (Almanya)
374 syf.
·Beğendi·9/10
UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

Kalplerin işsizlikle dolduğu bu pazar günü ibre full e dayanınca , kanda gezen alkol bugün yazmayayım dediğim bu incelemeyi bana yazdırma kararı aldırdı .. Kısa tutmaya çalışarak bitirme taraftarıyım bu kez .. Gerçi hep öyle diyoruz da olay uzatmalara, sonrasında penaltılara gidiyor.. Ondan kelli hoşgeldin beş gittin sen ne ettin Muhittin kısımlarını bu kez atlıyorum .. Alayınıza selam olsun tüm işsizliğe gark olacak 1k cenahı ! Daha önce de bellirttiğim gibi bir kitap ya da bir yazarla ilk kez buluşuyorsan deplasmandasın demektir sayın ceviz kabuğu .. O yazarın dünyasına ilk kez adım atıyorsan karanlıktasındır ..Elinde elektrik panosunun kilidini açan bir anahtar mı olsun istersin yoksa rüzgara karşı yol alırken dansöz Tanyeli kıvamında titrek aleviyle kalbine tedirginlik veren bir mum mu ? Mum diyenler , siz kale dibinden karşı kaleye en direkt serbest vuruşla gol arayışları içinde yer alan tayfa içindesiniz ve bu gole ulaşma şansınız The Wall Street Journal'da çalışan Mr White 'ın öğle yemeğinde yemek sepetinden kendine dürüm çiğ köfte sipariş etme ihtimaliyle aynı .. Karın acıkıyor tabii .. İncelemeye yansıyacak bunlar =)) Uzun lafın kısası demek istediğim şu ki Yaşar Kemal gibi bir devin kitaplarını okumazdan önce hayatını bir gözden geçirin .. Bu adam ne yapmış ne etmiş haberdar olun .. Bunu Aziz Nesin (BABA!) için de söyledim , Jack London için de .. Kendim zaten yaptığım incelemelerimde ya arka planı ya da yazarla ilgili bilgileri vermekten yanayım .. Yeni yeni okumaya başladığım , baya da geç kaldığım ve bunu yazarken utanç duyduğum bir isim Yaşar Kemal .. Bir dev ,dalları toplumumuzun tüm sorunlarına uzanmış bir ulu çınar hakikaten edebiyatımızda.. Niçin böyle söylüyorum bakın size anlatayım sevgili ponçikler .. Toplumumuzun en alt sınıfında türlü türlü işi yapmış , tarlalara girip çalışmış, orak sallamış , traktör sürmüş bir isim var karşımızda .. Daha dolu iş var da saymayayım .. Adam destancılık etmiş yaa ?!?!? Var mı daha ötesi !! Başka ne biliyoruz hakkında ? Her daim ezilenin yanında yer almış .. Kim bu ezilenler ? KÖYLÜMÜZ ... Atatürk 'ün efendimiz dediği ,devlet babanın sırtını döndüğü köylümüz .. Ne yapmışlar bu adam köylünün sorununu yazınca ? Komünist deyip linç etmişler .. Hayatı zindan etmişler ona .. En sonunda ne yapmış ? Bakmış ki huzur yok, hayat dediği şey İbo Showa katılan Yıldız Tilbe aurasının hakim olduğu ortamlar , Orhan Kemal ile meyve sebze satıp para kazanalım diyerekten göç etmiş İstanbul'a .. Sırf şu bile göze yaş yürütür.. İşte o günlerde şans yüzüne gülmüşte Cumhuriyet gazetesinde iş bulmuş .. Bakmışlar ki bu adam halkın içinden gelme , al demişler sana şu kadar para şu kadar da zaman .. Git gez Anadoluda gördüğün bizim ,gezdiğin senin olsun .. Röportaj (kürtaj değil =P) yap halkla .. Bize dertleriyle dön .. Diyarbakır'a gitmiş ilk önce .. Kıyı kesimlerine gitmiş .. Aralarına karışmış , ONLARDAN BİRİ olmuş.. Kaçakçılarla beraber çalışmış .. Bakın bir röportajında ne diyor Yaşar Kemal :
"Başka bir sorunuza karşılık vermeliyim. Ben röportajlarımı nasıl yaptım. Hemen şunu söyleyeyim ki, herhangi bir röportajıma herhangi bir romanım kadar çalıştım. Çoğunlukla dizi röportajlar yaptım. İkinci yaptığım dizi röportaj kaçakçılardır. Güney sınırlarımızdaki kaçakçılığı konu almıştım. Gittim, üç aydan fazla bir süre kaçakçılar arasında bir kaçakçı gibi yaşadım. Onların korkularına, acılarına, sevinçlerine, varlıklarına yokluklarına katıldım. Bunca yıl geçti, 1951 yılında tanıdığım birçok kaçakçıyla yakın dostluğum sürer gider. Benim kaçakçı değil de gazeteci olduğumu öğrendikten sonra bile benimle ilişkilerini kesmediler. Şimdi bir geceyi anımsıyorum, kilometrelerce bir kayalık yolu aşarak, sırtımda ağzına kadar doldurulmuş bir çuvalla canım çıkarak, korkarak, ödüm koparak, kaçakçılarla sırtımızdaki çuvalları taş yığınlarına saklayışımızı… anımsıyorum. "

Adamın gözlem gücü zaten çok yüksek, kalemine laf dahi edilemez bir de içine girdiği ortamlarda Günter Wallraff ' a evrilmiş .. Ve gördüğü herşeyi romanlarına yansıtmış .. İşte o romanlarından biri de bu .. Bu romanda Salih adlı bir çocuğun hem hayal hem de gerçek dünyasına misafir oluyoruz .. Uçamayan , sakat bir martı ile dostluğu var ki anlatılmaz.. Hele şerrinden kaçtığımız bir Büyük Ana ve cidden okurken beni çok güldüren diyaloglara sahip bir çekişme var ki Salih ile aralarında tadına doyum olmaz .. BU KISIMLAR MUHTEŞEM HAKKATEN !! =)) Dedim ya destancılık yapmış diye .. Bir de tüm bunlara ek bir masal yapıştırmış hammaddeye İNCE MEMED.. Üstüne de sos diye deniz yoluyla yollarını bulan KAÇAKÇILARI vermiş .. Al Gözüm Seyreyle Salih ismi nerden mi geliyor ? Onu da sen oku ve gör ..Okunması gayet rahat ve keyif verici kitaplar kategorisinde yer alan bu romanı atlamayın .. Muhakkak bir şans verin !! Gören ama en önemlisi OKUYAN Gözler Seyreylesin ...
398 syf.
·Beğendi·10/10
Yaşar Kemal'in okuduğum ilk kitabı. Belki de en güzel kitabı. Karadeniz'de bir sahil kasabasında yaşayan Salih adlı çocuğun hikayesi.

Salih'in gözünde, hayal dünyasında yaşıyoruz bütün olayları. Salih bize sadece kasabasını değil Türkiye'yi de anlatıyor. Bu çocuğun en sevdiği şey izlemek, Yaşar Kemal'in değişiyle seyreylemek. Balıkçıları, marangozu kasabayı, ülkemizi izliyor ve bize aktarıyor.

Salih balık tutuyor, arkadaşlarıyla oynuyor, arıları yakalıyor, kırık kanatlı martısı için çırpınıyor, oyuncakçı vitrininde gördüğü mavi oyuncak kamyonu nasıl elde edeceğini düşünüyor. Salih'in kasaba hayatı dışında bir de hayalinde yaşadığı hayat var. Burda efsanevi yaratıklarla maceralara atılıyor. Buradaki hayali arkadaşları da kasabadan sevdiği insanlardan oluşuyor. Ayrıca Salih ve babaannesi arasında yaşanan sürekli atışmalar kitabın keyfini arttırıyor.

Salih'in hayal dünyası beni büyüledi diyebilirim. En sevdiğim yazarın en sevdiğim kitabı kesinlikle okunmalı.
Yaşar Kemal, bu son romanında,şimdiye kadar yazdıklarından çok değişik bir anlatım yolunu deniyor.
Yepyeni bir dil denemesi bu roman. Al Gözlüm Seyreyle Salih'te ne Çukurova var, ne de çukurovanın köylüleri. Bu romanda kişiler,çocuklar,balıkçılar, kaçakçılar. Bir Karadeniz kasabasında geçen bu romanın,Yaşar Kemal'in romancılığında yeni bir dönemeç,büyük bir atılım olduğu inancındayım.
398 syf.
·10/10
bir yaşar kemal romanı.

öncelikle yalnızca 180 kişinin okumuş olmasına şaşırdım, diyerek başlayayım.

yaşar kemal'i deniz anlatırken görmemiştim daha önce. deniz sanki başkalarının işi gibi gelirdi. yaşar kemal, pamuk tarlalarının arasından "merhaba!" derdi. onu takalar, balıkçılar, ağlar, martılar arasında görmek başta şaşırttı. gözlem yeteneği, al gözüm seyreyle salih'in her şeyi tutkulu bir şekilde seyretmesiyle arşa çıkıyor. her şeyi en ince detayına kadar anlatıyor yazar. temel reis'in salih'e taktığı "al gözüm seyreyle" lakâbı salih'in izleme alışkanlığına dayanıyor. salih, kanadı kırık bir martı buluyor, hikâye böyle başlıyor.

aslında kitabın 400 sayfa olduğunu düşünürsek, olay namına hiçbir şeyi barındırmadığını, yani kurgu konusuna önem veren somutçuları tatmin edemeyeceğini söyleyebilirim. kitabı belli etmeden anlatmam gerekirse, olay tamamen karadeniz kıyısındaki ufak bir kasabada yaşayan on iki yaşındaki bir çocuğun dünyayı nasıl anladığına dayanıyor. salih işte o çocuk. balıkçı olmak istiyor, her şeyi gözlemliyor, kocaman bir yüreği var onun, uyuz da bir büyükannesi, onu sevmeyen büyükannesine bile gidiyor kanadı kırık martısını iyi etmek için.

salih sürekli kendiyle çatışıyor, hayal aleminde yaşıyor, farklı bir pencereden izliyor dünyayı. gerçekle hayal arasında ince bir çizgide. insanların uzağında, bazen de yakınında. yaşar kemal'in anlatımı bu anlarda takip edilmesi güç oluyor fakat sona erdiğinde keyif alıyor okuyucu. kitapta müthiş betimlemeler var, anlatım üst düzeyde. sonu da kalp burkuyor, gerçeğe uyanıyor salih.

çok beğendim.
398 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Salih’in o kocaman yüreği bazen nefretle dolsa da kanadı kırık bir martı için verdiği mücadeleyi kaç yetişkin verir? Bence bu kitabı okuyan her yetişkin çocuklara daha anlayışlı davranacaktır.
398 syf.
·9/10
Kitabın konusu Karadeniz'in küçük bir kasabasında geçimlerini balıkçılık, bez dokumacılığı ve kaçakçılıkla yapan insanların hayatlarını 12 yaşındaki hayalperest bir çocuğun gözünden anlatan ve bulduğu bir martı yavrusuna karşı beslediği sevginin sonucunda, sırf martı yavrusunu iyileştirmek için en sevmediği büyükannesi de dahil olmak üzere herkese nasıl başvurduğunu anlatan güzel bir kitap. Çocukluğuna tekrar dönmek isteyen herkese tavsiye ediyorum
398 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Karadeniz'in sahil kasabasında yaşayan 10 yaşındaki Salih gördüklerine ayrı bir gözle bakar;olayları o kadar derinden inceler ki balıkçılık yapmadan balıkçılığı, marangozluk yapmadan marangozluğu öğrenir. Kasaba da kimse sevmez onu aslında o da sevmez kimseleri;sevdiği iki şey vardır :almak istediği mavi kamyonu ve bulduğu kanadı kırık Martısı. ..Betimlemelerle dolu bu kitap da Salih'den öğrenecegimiz çok şey var..Kitap okunması açısından biraz durağan ama Salih'in gözünden dünyayı görmek isterseniz okuyun derim.
398 syf.
·10/10
Bir çocuğun gözünden dünya ve insanlar. Okuyucu da kendi çocukluğunu düşündürecek, hayatı, doğayı ve insanları sevmeyi bir kez daha gösterecek büyük usta.
398 syf.
·Beğendi·8/10
Yaşar Kemal'in bu kitabı için pek çok tartışma yapılmıştır.Kimileri vasat bulmuş kimileri en iyi kitabı olarak nitelendirilmiştir.Okuduğum Yaşar Kemal kitapları içinde en iyisi olduğunu düşünüyorum.Söylenilenin aksine Yaşar Kemal'in sadece kara yazarı olmadığını, deniz kıyısında geçen, kentte geçen kitaplar da yazabildiğini düşünüyorum.
398 syf.
·6 günde·Beğendi
Kitabın konusu hayal perest ve martıları denizi izlemeyi mavi kamyonu seven 12 yaşındaki çoçuğun dünyasını ele alıyor. Kötü davranları hep sevmediği beddualar okudugu iyi davrananları çok sevdiği bir kahraman salih sahilde bulduğu kanadı kırık bir martının iyileştirmek için nasıl çabaladığını kimlerde yardım istegini ama kimsenin salihe ve martısına yardımcı olmadığını özelikler büyükannesinin salihi hep martını boynunu kopartaçağıyla tehditetmesi salih bu korkuyla bazı akşamlar dışarda ağaç dallarında ve kovuklarında yatmasına neden oluyor.salihin bir diğer derdi mavi kamyonu almak günlerce dükanın önünde beklemesi onu almak için çareler düşünmesi ve allahla anlaşmalar yapmasını anlatıyor muazzam bir kitap empati yönümüzü geliştirmesini sağlıyor.
398 syf.
·Beğendi·8/10
Şiirsel bir dille, hep bir destan okur bulursunuz kendinizi Yaşar Kemal'in kitaplarında.
Hele bir de çocuk varsa baş kahraman, o zaman bambaşka bir lezzet kadar zihninize kitapları.. Bir çocuğu ele almış, hikayeyi onun sırtına bindirmişse Usta; işte bilin ki o çocuk birazda kendisidir. Çocukluğunun düşsel aleminden çıkıp gelendir o. Hikayeyi yüklenip, almış başını giden. Çocuğun adı ne olursa olsun, ister Salih, ister Memed olmuş, Onur olmuş, Allah'ın Askerleri çocuklarından birinin adı olmuş hiç mi hiç fark etmez. Kimliği o, ."....." çocuktur. Lakin, metnin şifresi yazarın kendisidir. Bu hikayede, on bir yaşlarında ki, Salih le seyahat edeceksiniz. O Salih ki.... Ah o hırçın, inatçı çocuk. Bu dünyada ne varsa her bir şeyi gözlerinin derinliklerine alıp, hayal dünyasında olmazları olur kılan, gerçek yaşamla, olmazların dünyasını harmanlayan Salih. İşte bu bizim Salih, yaşamı bambaşka boyutlarda, boyutları çoklaştırarak, Çocukça amaçlarına erişmeye çalışan kocaman bir düş dünyası.
İşte o, bizim Salih, bir oyuncak kamyonu elde etmek için yapamayacağı şey olmayan Salih. Elde ettiği kamyonu uçurumdan atabilecek yürekteki Salih.
Yaşaması umarsız bir martı yavrusunu yaşatmak için binlerce çare arayan, vermediği mücadele kalmayan ama amacına da ulaşan. Amacını ulaştığında da martının kafası büyük annesinin iki parmağı arasında kopuşuna şahitlik edecek yürekteki Salih. Ah o delişmen çocuk.. Bizi nerelere götürmüyor ki bu serüvende..
Y. Kemal hikayesini rutin bir şekilde anlatırken Al Gözüm Seyreyle Salih'in hayal alemi birden bire başlayıveriyor, sarıyor sizi. Bu hayal dünyası epey de heyecan, macera, ve çocuk düşselliği içinde sarıyor sizi, önce bir karışıyor aklınız. Sonra her yer düz ova. dümdüz hayal ovasında sizde yol alıyorsunuz...
Bu kitabında olduğu gibi tüm kitaplarında yazarın vazgeçemediği ritüeli doğa tutkusudur. Doğa ki, parça parça değil, bölük pörçük değil, yekpare doğa; çevrenin,
insanlığın, sevgi derslerini sayfa sayfa oku al dersini dercesine bir doğa sevgi seli bütün gücüyle sürüklemekte sizi.
Bir" mavi dünya"da yaratmış bu kitabında yazar. Masmavi bir dünya seriyor önümüze, zihinlerimize. Çiçek açan mavi denizden, el yakan maviye kadar. Ben bu maviyi çok sevdim....
Y. Kemal, her bir çocuğun çocuk yüreğindeki oyun ve yaşam boyutunun tam o evresinde masal ve haz dünyasını, "martı" ve "kamyon" ile simgeleştirmiş. Düşünün bir korsan padişahı ve yılan doğan oğlu, doğum sahnesi ve bunun gibi destanımsı enstantanelerin lokomotifliğin de giden ne güzel yazılım. Daha nicelerini için de barındırıyor kitap.
Kitap hayata dair, şunu özetliyor bize:
Umut yitmez, umut hep vardır, umut yiterse hayat biter. Umut yüreğin, inancın şah damarı değil mi?
İmkansızı, umut ile beklerseniz, bir gün, o umut; kiraz çiçekleri gibi tüm beyazlığıyla mutlaka açacaktır.
415 syf.
·Puan vermedi
yaşar kemal tarafından kaleme alınmıştır... yaşar kemal'in çukurova'da geçmeyen ender yapıtlarından biridir... etrafında gördüğü, ilgisini çeken bütün olayları, en ince ayrıntısına kadar, bıkmadan, büyülenmişçesine gözlemleyen, bu yüzdendir ki seyretmeye doyamadığı karakterlerden biri olan balıkçı temel reis tarafından al gözüm seyreyle salih olarak adlandırılan ve bu tanımlama kendisi tarafından da benimsenen, etrafındaki insanlar tarafından sevilmediğine inanan, hayal dünyası çok güçlü bir çocuğun etrafında dönmektedir roman.
Mutluluğu yarımdı ya, gene de kıvanç içindeydi. o hiçbir zaman böyle olmamıştı,sevince batıp çıkmıştı. Anasını,babasını,komşularını,ağaçları,çiçekleri büyükanasını bile öpmek istiyotdu.
Ah ki ah, ah ki Salihin hiçbir şeysi yok.. Hiçbir şeysi. Nesi var, gerçekten Salihin nesi var? Vay be! Kuşlardan daha yalnız, daha kimsesizdi Salih'
Çok üzüldü Salih, bin pişman oldu. Zaten eskiden de pişman olmuştu ya, şimdi artık pişmanlığının ölçüsü yoktu. Çok fena, çok fena bir şey yapmıştı büyükanasına. Iyi ki o mendebur bağırsak ölmemişti. Keşki de o zaman ölseydi. "varsınlar öylesi insanlar ölsünler", diye söyledi Salih. " Ölsünler.. Böyle yeryüzüne gökyüzüne düşman, cehennemde yaşayacaklarına ölsünler"
- Insan olan insan kendi çalışır, kendi kazancını yer... Insan olan insan.. Vay anam vay, insan olmak ne zor imiş. Ben de doğdum doğalı şu anamı sömürüyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Al Gözüm Seyreyle Salih
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
398
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750807275
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih
Al Gözüm Seyreyle Salih’te Karadeniz’in küçük bir kasabasında on bir yaşındaki Salih’in, kanadı kırık bir martıya duyduğu sevgi ve mavi oyuncak bir kamyonu elde etme isteği konu alınır. 1970’lerin Türkiyesi, dönemin insan, devlet, iktidar ilişkileri Salih’in dünyasını çevreler. Yaşar Kemal, Salih’in gözünden hayata bakar ve çocukluğun bahçesinden, Türkiye’nin genel yapısını tüm inceliğiyle çizer.

“Yaşar Kemal bir halkın kültürünü temsil etmektedir. Epiği geniş, katıksız bir halkçı temele yaslanmıştır. Romanları yaşamın zenginliği, sıcaklığı, güzelliğiyle doludur.”
Joel Ohlsson, Arbetet, (İsveç)

“Yaşar Kemal’in yapıtları olgun, nefis bir meyve tadarcasına okunuyor.”
Gérard-Humbert Goury, Le Matin, (Fransa)

“Kemal büyük bir sevecenlik ve merhametle yazıyor.”
Daily Telegraph (İngiltere)

“Yaşar Kemal’in destansı anlatımında hiçbir şey küçük değil. Onun her sözü, denizin köpüren dalgaları gibi çağıldıyor.”
Frankfurter Allgemeine Zeitung, (Almanya)

Kitabı okuyanlar 310 okur

  • İsmail
  • Ünal ceyhan
  • Bilal Işık
  • Enes Bener
  • Zeynep kılıç
  • Tuğba yaşar
  • Abbas çetin
  • kitap kokusu
  • Bekir ÇAVUŞ
  • Utku Gurtunca

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%8.3
18-24 Yaş
%10.4
25-34 Yaş
%29.2
35-44 Yaş
%29.2
45-54 Yaş
%10.4
55-64 Yaş
%6.3
65+ Yaş
%4.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41.1
Erkek
%58.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%51 (53)
9
%18.3 (19)
8
%10.6 (11)
7
%4.8 (5)
6
%1.9 (2)
5
%1 (1)
4
%1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0