Haberler, olumsuz duyuru birikiminden başka bir şey değildir. Haberlerde işsizlik, sel, iklimsel felaketler, enerji krizi, iflas eden bankalar, terör saldırıları ve böyle bir saldırının hedefi olma ihtimalimizi duyarız. Bahsettiğim bu olasılıklar, her akşam yatağa yatmadan evvel bize anlatılan dehşet dolu senaryoların sadece küçük bir bölümüdür. Tüm dünyada gerçekleşen felaketlerden toplanılarak hazırlanan ve en korkunç resimlerle desteklenen haberleri anlattıktan sonra, sunucu gülümseyerek bize iyi geceler diler. Bu gece nasıl iyi olabilir ki?
Mihrapta Asılı Kandil, dalında yeni açmış taze bir gül gibi çok latif bir eser. Zira kitabı okumaya başlar başlamaz kalbim huzurla doldu.
Değerli büyüğümüz Sadettin Ökten ise sanata ve sanatkara ait engin düşüncelerini hem kendi hayatından hem de tecrübelerinden yola çıkarak biz okuyucularıyla paylaşıyor. Tabii bunu "İslam Medeniyet Tasavvuru" çatısı altında yapıyor.
Nitekim en yüce sanatkârın Rabbimizin olduğunu savunarak bizlere tabiatı işaret ediyor. Kâinatın güzelliklerinden, inceliklerinden bahsediyor. Aynı zamanda gaflete düşmeden bizleri tefekküre davet ediyor.
Sonrasında ise sanatkârı iki kısma ayırıyor. Bunlardan ilki "modernitenin seküler sanatkârı", ikincisi de "İslam medeniyet tasavvuru" içinde bulunan sanatkârlar.
Aralarındaki farklar çok ince detaylarla aktarılırken, sanatkârların geçmişten bugümüze nasıl geldikleri ve toplum içinde olumlu yada olumsuz yönde nasıl yer aldıkları uzun uzun yazılmış. Zira kader hususunda da kimilerinin daha şanslı oldukları vurgulanırken, kimilerin ise bahtsız oldukları vurgulanmış.
Ezcümle: kitap sanata ve sanatkâra dair okurun zihninde çok farklı pencereler açıyor. Hayata başka minvalden bakmamıza vesile oluyor. Nitekim bu güzel sözde kitabı özetliyor. "Hayat, başlangıcı ve sonu ile bir sanattır. İnsan da O'nun sanat eseridir."
Benim için çok değerli bir okumaydı. Sizlere de tavsiye ederim