Fatma

Fatma
“İnsan dediğin; inna lillah’tan başlayıp inna ileyhi raciun’a giden aciz bir yolcudur.”
Türk Dili ve Edebiyatı
Türk Dili ve Edebiyatı
1174 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
Rüyalar, Simya ve İnsanın Bitmeyen Hırsı
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 00:00
Aslında bu benim Kaan Murat Yanık ile üçüncü buluşmamdı. Daha önce DünyasızlarDünyasızlar ve Sular Üstünde Gökler AltındaSular Üstünde Gökler Altında kitaplarını okumuş, yazarın o masalsı ama bir o kadar da sarsıcı diline hayran kalmıştım. Bu iki kitaptan sonra çıtam haliyle çok yüksekti ama Butimar, o çıtayı sadece aşmakla kalmadı, bambaşka bir yere taşıdı. 2015 yılında "En İyi Roman" ödülünü boşuna almadığını daha ilk sayfalarda hissettiriyor. Gelin, bu büyüleyici yolculuğun içine beraber dalalım. Her şeyden önce o ismin gizemi insanı hemen içine çekiyor. Butimar, Pers mitolojisinde geçen tuhaf bir kuş; denize aşık, tatlı su içmiyor, koca denizi de "ya biterse" diye tüketemiyor. Rüyadan rüyaya uçup duran bir canlı... Kitabı bitirdiğimde "Bir isme, bir hikaye ancak bu kadar yakışabilirdi" dedim. Hikaye aslında çok ilginç bir girişle başlıyor. Günümüzde, yalnızlığı seven, ruhsal gelgitleri olan ve rüyalarını şekillendirmeye çalışan bir psikiyatr çıkıyor karşımıza. Bir gün ofisine gelen gizemli bir danışan, ona rüyalarından, dedesinden ve bir mektup ile resimden bahsettiğinde olaylar renk değiştiriyor. O resimdeki kadın, doktorun rüyalarından çıkmayan Butimar’ın ta kendisi! Ve biz bu noktada doktorun uykusuna eşlik ederek kendimizi Yusuf’un ve 19. yüzyılın o puslu atmosferinin içinde buluyoruz. Asıl hikayenin kalbinde ise “Yusuf” var. Yusuf, Sarı Medrese’de yetişen, yoksul ama hayalleri büyük bir genç. Yanında sarsılmaz inancıyla dostu Behzad ve hocaları Ali Garbî var. Ancak devir karışık; Rusların gölgesi medresenin üzerine düşmüş. Yusuf ve Behzad, inançları uğruna dik durunca medreseden atılıyorlar. İşte kırılma noktası burada başlıyor: Yusuf, kurtuluşu ilimde değil, her şeyi altına çevirme hırsında, yani Simya’da aramaya başlıyor. Bu saplantılı yolculukta rüyalarının kadını Butimar’a rastlıyor, onunla bir hayat kuruyor
Edebiyat
ButimarKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20226bin okunma
Fatma
Çok güzel bir yorum olmuş kaleminize sağlık 👏🏻
Reklam
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 18:32
Geçmiş ile geleceğin arasında değişmeyen tek şey, dünya üzerinde yaşanan zulümler ve kötülüklerdir. Nitekim zaman ne kadar geçse de insanların nefreti ve birbirine olan zalimliği yok olmuyor. Öyle ki, sapkın düşüncelerin ve şeytani inançların esiri olmuş bu yaratıklar bugün hâlâ yeryüzünde kan akıtmaya ve pek çok iğrençlik yapmaya devam ediyor. Amaçları ise hepimizin malumu... Roman, 1577 yılının Ramazan arifesinde başlıyor. Halk ve saray telaş içinde, korku dolu gözlerle gökyüzüne bakarken bir yandan da kirletilmiş kitaplar bulunuyor. Kitapların Kur’an-ı Kerim olduğunu öğrendiklerinde insanlar kıyametin koptuğunu ve artık sonlarının geldiğini düşünüyor. Tabii bunlar yaşanırken, hamile kadınların kaçırılması ve cesetlerinin bulunması ayrı bir korku ve paniğe neden oluyor. Karabarut ve Emanet adındaki hafiyeler ise İstanbul’un kadim sokaklarında amansız bir mücadeleye giriyor. Ancak beraber çıktıkları bu yolda onları pek çok sürpriz karşılıyor; hiç beklemedikleri şeyler yaşıyorlar. Öyle ki, Karabarut kaybolan Samime adındaki hamile yengesinin izini bulmaya çalışırken bir yandan da gönül imtihanına düşüyor. Emanet ise bu imtihandan payına düşeni alıyor. Ve kitap, tüm yaşanan kötü, karanlık olaylara rağmen sonunda iyilerin kazandığı bir zafere dönüşüyor. Ezcümle, bazı kısımları okurken zorlansam da roman, sevdiğim eserlerden biri oldu diyebilirim. Eğer siz de maceralı bir kitap okumak isterseniz, mutlaka tavsiye ederim. Zira film tadında. :) Kitap ve sevgiyle kalın.
Edebiyat
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,552 okunma
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Fatma
Maalesef
Moliere'den kadınlara altın gibi tavsiye :D
Kendi­nizi şeytanın tuzaklarına, yani çapkın delikanlıların söz­lerine kaptırmayın.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Fatma
😄
Mehmet Dinç
Merhum Nurettin Topçu şöyle der: "İnsan olan bunu yapmaz" mantığı yanlıştır; "İnsan olan bunu yaptırmaz" mantığı doğrudur. Dünyanın ihtiyacı, yalnızca çoğalttığımız iyilikler değil, belki daha çok azalttığımız kötülüklerdir. Sadece iyiliklere odaklanarak kötülüğü azaltmada bir gayret göstermemek, bir noktada kaçınılmaz olarak iyiliğe dair ümitsizlik, çaresizlik ve nihayetinde inançsızlığı beraberinde getirecektir.
Sayfa 79·Kitabı okudu
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Fatma
@benAnadoluyum çok teşekkür ederim 🥰🙏🏻💐