Namazda iken sadece Mevlâ Teala'yı düşünmeliyiz. Bize bakıyor, bizi görüyor, sözlerimizi duyuyor bilmeliyiz. İbadet eden, ibadet ettiğini anlarsa o ibadet itibardan düşer. Ya nasıl olacak? İbadet eden ibadetinde sadece Mevlâ Tealâ'nın huzurunda olduğunu bilecek. Görsünler, bilsinler, desinler olmayacak.
Şehirden her uzaklaşma anı insana bir kalbi olduğunu hatırlatır. Çünkü şehir kalplerin üstünü örten bir karabasan gibidir. Dolayısıyla şehirden uzaklaşmak, bir kalbin payıma düşen en güzel dokunuştur.
Dünyadan geçerken güzel bir rüya görmek, o rüyanın peşinden gitmek insanın hâllerindendir. Bu bir kalp yolculuğudur, insan fıtratının doğal hâlidir. O güzel rüyaya dâhil olmak için biraz dünyanın dışına çıkmak gerekir. Bir suyun başında oturdun, bir ağacın gölgesine sığındın, esen rüzgârla mırıldandın, sırtını bir dağa yasladın, bir dosta selam verdin... Dünya bundan başka neresidir ki?