Bazı insanlar kendilerini kabul ettirmek, sevdirmek için çok çaba gösterir;
bazılarındaysa hiç böyle bir niyet yoktur, olduğu gibi
yaşar ve sen yavaş yavaş ondaki kaliteyi keşfettiğin zaman hayranlığın artar.
“Tanrım, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmem,
değiştirebileceğim şeyleri değiştirebilmem için cesaret ve bunları birbirinden ayırt edebilecek bilgelik ver."
Aileni, dostlarını , akrabalarını düşün. Onlar
için önemlisin. Çünkü onların hayatında bir anlamın var. Onlara duyduğun sevgi, senin servetindir.
Onlar için destek ve örneksin. Senin kelimelerinin
gücü ve eylemlerinden her biri ile onların hayatını
da değiştiriyorsun. Senin sayende, belki de sen olmadan gerçekleştiremeyecekleri birçok şeyi yapıyorlar. Senin cesaret vermen, senin yardımın ve
senin sevgin olmadan... Çoğu zaman, belki de sadece senin varlığın yeterliydi.
Evet! Sen önemlisin!
Dünyada bir şeyleri değiştirebilirsin!
Bunun ne olduğuna da ancak sen karar
verırsın.
Çoktan mazide kalmış hayatın izleri,
kumdaki ayak izleri gibi kalır içimizde.
İçimizde bu izleri bırakan kişi,
çoktan başka yerde yeni izler
bırakmakta olduğu halde,
içimizde taşımaya devam ederiz biz de
bıraktıklarını.
Biz de her gün, sürekli böyle izler
bırakırız.
Fark etmeden kendi içimize bile.
Biz onların bilincinde olmasak da
onlar bizim düşüncelerimize,
hislerimize ve inançlarımıza hükmeder.Bu izleri ruhumuzdan silmek yerine,
onları rüyalarımızda,
arzularımızda ve bilinçaltındaki
isteklerimizde
tekrar tekrar yaşarız.
Kurduğumuz sahnede
diğer oyuncuların senaryomuzu
oynamalarına izin veririz.
Bize ait olmadığı halde, hiç hoşumuza
gitmediği halde,
yine de dünyamızda yer veririz bu
senaryoya.
Bunlar sadece, ayrılmayı