Bilmiyorlar ki Muhammed Mustafa Efendimizin dediğini! Ne demiş hazretler, ""sırtı yere gelmeyen gerçek pehlivan, güreşte rakiplerini yenen değil; öfkelendiği zaman nefsine hakim olandır."
Bir insanın hayatında evetler ne kadar çoksa verdiği tavizler de o kadar fazla olurdu. Her şeye evet diyen bir insanın, hayırın altın anahtarına ulaşması imkansızdı.
Açıkçası, insanlar niye, adına aşk dedikleri bilmeceyi çözemiyorlardı. Bunca acıya, bunca cinayete, bunca intihara değer miydi bu ruh hali? Çünkü AŞK fizikseldi, kimyasal değil. Peygamberlere “ Tanrının Sevgilisi” diyorlardı ama kadınlar onları Tanrı’dan değil, diğer kadınlardan kıskanıyorlardı. Demek ki, peygamber olmak bile aşk konusunda temel bir farklılık yaratmıyordu.