...sonra aradığı kelimeyi buldu. “Revolüsyon!” Kardeşine döndü, “ Sen revolüsyon ne demek biliyor musun? Ya da ihtilal? Kanın gürül gürül aktığı, giyotinli bir revolüsyon? Ama ne bileceksin sen böyle şeyleri! Senin bildiğin, sevdiğin tek şey var...” Sözünün gerisini ya getiremedi ya da açıkça söylemek istemedi. Yalnızca parmaklarının ucunu “para” diyen insanlar gibi birbirine sürttü.
Her şeyi bilen bu adamlara, her zaman, her yerde rastlanabilir. Bu adamlar, bütün yeteneklerini ve zekalarını, daha önemli konularda fikir üretemedikleri için, başka insanların hayatlarının ayrıntılarını öğrenmeye harcarlar.