Fatıma

Şemâil
Ne uzun ne kısa kararında boy Soyu İbrahim’den ne asil bir soy Saçları hoş siyah dalgalı bir koy Kemâlini giydir beni benden soy Âlemlere rahmet yüzünü göster Bu kul varlığından soyunmak ister Güneş pervânesi o güzel yüzün Nurundan ışığı vardır gündüzün Solmaz bir gül rengin ne kış ne güzün Tecelli ediyor yüzünde özün Hasretim, yanarım, yüzünü göster Kölen bu devletle avunmak ister Simsiyah gözlerin âhû misâli Dâim Hakk’a bakar her an visâlin Beyazı ölçüsü gözde kemâlin Kaşların sûreti gökde hilâlin, Râzıyım rûyada yüzünü göster Âşık maşukuna can sunmak ister Bir tutam sakalın birkaçı beyaz Mübarek vücudun serin kış ve yaz Cânımı yoluna kurban etsem az Dostlar defterine köleni de yaz Açıver kapını yüzünü göster Gönül hasretinden yakınmak ister Duyular mükemmel, dişleri inci Kokusuna tutkun, yaşlısı genci Yürürken koşmadan olur birinci Kapına gelmiş bir garip dilenci Açıver ne olur yüzünü göster Garip ayağına kapanmak ister
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Beyaz dilekçe
Rahman Ve Rahim Olan Adına Sığınarak, Açtım İki Elimi, Kor Gibi İki Yaprak. Bir Edep Ölçeğinde Umutlu Ve Utangaç, İşte Dünya Önünde, Benim Ruhum Sana Aç. Bu Seyriyen Ellerle, Senden Seni İsterim, Senden Seni İsterken, Canımdan Çıkar Tenim. Sana Âşık Ruhumdur, Merceği Yakan Işık Gözlerim, Cemalini Görmeden De Kamaşık Bir Mirasyediyim Ben, İflasın Eşiğinde, Hep Sabırla Çürüyor, İhlas Bileşiğinde. Kimin Kimlik Ararken, Hem Güler Hem Ağlarım Yükseklerden Dökülen, Sular Gibi Çağlarım. Çok Tuzlu Bir Denizim, Her Anım Med ve cezir, Sana Âşık Olalı, Yüreğim Kutla Esrir. Döşeğim Kara Toprak, Yorganım Kara Bulut, Ben Seninle Doluyken, Vurgun Yapamaz Umut. Her İnsan Günah İşler, Sen’den Saklanır Mı Sır? Tövbe Dilekçesiyle Sırttan Kalkar Bu Nasır. Kainatı Yarattın, Donattın, Rızk Verdin, Kimine Sonsuz Körlük, Kimine Işık Verdin. ”Yanlış Adım Atmayın! ”, Diye İndi Her Kitap, Sana Açılan Eli, Geri Çevirmezsin Rab. Ulu Birsin, Sineden Peygamberler Gönderdin, Gök Yüzüne Yıldızlar, Yere Çiçekler Serdin. Senden Önce Bir Sen Yok, Kâinatta İlk Sen’sin! Bu Kâinat Bir Meta, Hepsine Malik Sen’sin! Rabb’im Seni Tanıyan, Bilir Doluyu – Boşu. Kapına Geldi İşte, Yorgun Bir Aşk Sarhoşu. Garibim, muzdaribim Ama Umutsuz Değil, Seninle Dost Olanlar, Cihanda Mutsuz Değil,
Şiir
Ölüm
Gel anla ve yaşa doğrusal hüznü Acılar güvence ölümsüzlüğe Senden her kaçtıkça sana yaklaştım Göç nasibim özlem kanımdır benim Bu tenha dünyanın ürküntüsünü Ekledim gövdeme bir parça gibi Bir sözdür susuşun bir ince fikir Bin yorum getirir aklıma birden Gövdemi kurşunlar sererse yere Kırgın bakışların değdi bilirim Ve ölüm konuğum olduğu zaman Duyduğun vicdanın ayak sesidir. Akif İnan
Şiir
Şehir Gazeli
Her eylem yeniden diriltir beni Nehirler düşlerim göl kenarında Ey deprem gel yetiş bu şehirlerin Doğayı çarptıran konumlarına Doğ ey güneş erit taştan adamı Ve kurut taşları diken elleri Babamın gölgesi koruyor beni Oh ne güzel şehir bu eski şehir Dönüştür ey kalbim bahçeli eve Anlamı ezen o makinaları Kurtuluş haberi olsun dünyaya Ayırma üstümden bir an gölgeni Akif İnan
Şiir
Tekfurun Kızı
Ben seni alamam ah Holofira Azığım tam takır bineğim nalsız Bir bende geçerim kalacağım yok Dostlarım bivefa düşmanım yalsız Kolum halat değil bakracımda kum Ben seni alamam ah Holofira Sade yoksulluktan yokluktan değil Eline kir olsun elli üç lira Amma ki alamam Bir uzak sevi gelmişte çökmüş ta onlar gibi Ben seni alamam ah Holofira Geç git hiç bakmadan eylenme emi Pusatları parlak bimbaş istesin seni ulak elçi naim-i kral Ben hoyrat söyleyeyim, el bana hoyrat Gelip de ne diyeyim şu dillerim lâl Ben seni alamam Ah Holofira Baban kafirine kılıç üşürsem Hemde gece bassam iti uykulu Şöyle ya Allah’la bohçanı dürsem Amma ki alamam Yaradan beni ne ardıç ne çınar ufarak çayır Koşumun gıcırdar ölmek dilerim Bağrım kaynıyordur yüklerim ağır Sen bir düş imişsin kuşluk çağında Soluma tükürdüm Rabbim gafurdur
Şiir