Akıl hastası ya da rüya gören biri dış dünyayı nesnel değerlendirebilmekten tamamen yoksundur; fakat az ya da çok hepimiz akıl hastası ya da uykudayızdır; hepimizin, narsist yönelimimizle çarpıtıldığı için nesnel olmayan bir dünya görüşü vardır.
.. düşüncenin varacağı en yüksek nokta hiçbir şey bilmediğimizi bilmektir. “Bilmek ve hâlâ bilmediğimizi (düşünmek) en yüce hünerdir. Bilmediğimiz halde (bildiğimizi) sanmak hastalıktır.”
Eğer birini seviyorsam herkesi seviyorumdur; dünyayı, yaşamayı seviyorumdur. Eğer birine “Seni seviyorum” diyebiliyorsam, “Sende herkesi seviyorum, seninle tüm dünyayı seviyorum, sende aynı zamanda kendimi de seviyorum” da diyebilmeliyim.
Vermek, almaktan daha çok doyurucu, daha çok haz verici hale gelmiştir. Sevmek, sevilmekten daha önemlidir. Sevmek, narsisizmin ve benmerkezciliğin yarattığı hapishanenin yalnızlık ve soyutlama hücrelerinden kurtulmaktır.