bunca yıldan beri hep akıllıca davranmanın yorgunluğu çökmüştü omuzlarına; ölçülü olmanın, başarmaya çalışmanın ve içinde köpüren binlerce arzuyu bütün bunların gerisine atmanın yıllanmış bıkkınlığı gelip yüz çizgilerine oturmuştu.
o anda kendi ağırlığıyla ezilen yorgun bir böcekti sanki; hiç kıpırdamadığı hâlde, görünmeyen bacakları ve kollarıyla çaresizlik içinde tepinip duruyordu.