Ahlaksızların var ettiği ahlak anlayışı, namussuzların var ettiği namus anlayışı, hurafelerle harmanlanıp cehaletle birleşince, ortaya çıkan töreler, örfler, adetler…
Kadına yüklenen anlamların, kemikleşmiş yargıların kırılamadığı ataerkil toplumda, asıl suçluların kendi ahlaksızlıklarını gizlemek için bir kadını namlunun ucuna itmesi günümüzde bile çokça rastladığımız bir hiledir. Çünkü bu toplumda susan bir kadın vardır. Tecavüze uğrasa da susan, konuşamayan kendi içinde yaşayan, tecavüzcüsüyle evlendirilen kadınlar vardır bu coğrafyada. (Alıntı)
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,1bin okunma
Anne olduğum için yer yer sevdiğim kitabın genelini çok sıkıcı buldum. Neden çok beğenildiğini anlamadım. Anne olmasam, sanırım o sevdiğim yerlerde olmayacağı için yarım bırakırdım.
Merakla okudum, arkadan ne gelecek diye sayfaları çevirdim ama bayılmadım. Okunur ama bu puanın kitabı değil bence. Bu romanın bir kısmı Hindistan'da geçiyordu. Hindistan'la ilgili daha önce hiçbir şey okumadığım gerçeğiyle karşılaştım. İnsanca yaşamak ne kadar zormuş Hindistan'da. Allahım sana bin şükür , orada da doğmuş olabilirdik.
"Bir insanı kurtaran, bütün dünyayı kurtarmış olur."
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,5bin okunma
Mardin gezimden önce ne okusam da Mardin'i daha iyi tanısam diye araştırırken, Huzursuzluk kitabının Mardin'de geçtiğini okudum bir yerlerde. 2018 yılında okumuşum ilk kez bu eseri. Ama hiç hatırlamıyordum. Yeni kitap okur gibi okudum. Artık unutacağımı sanmıyorum. Çok etkilendim. Zülfü Livaneli bu işi de müziği gibi harika yapıyor adam yazıyor, hem de en iyisini yazıyor.
Yüzlerce yıl önce yazılmasına rağmen yazarın tespitleri, günümüz Turkiye'sinde güncel örnekleri çok fazla çağrıştırdı. Aysun Kayacı'nın anlatmak istedigini, çobanın oyu ile egitimli vatandaşın oyunun neden denk oldugun, konunun uzmanından okuyorsunuz. İnsanların bireysel olarak yanlış buldukları eylemleri bir kitleye mensup olduklarında rahatlıkla yapabilmesi, kitle ruhunda bilinçli kişiliğin kaybolması, kişinin bu davranışları kitle yapıyormuş gibi hissetmesini okurken gözlerinizin önünden film şeridi gibi pek çok acı olay geçiyor. Zeki veya kültürlü kişilerin bile kitle içerisinde yer alınca bireyselliklerini kaybettiklerini "Kitleler zekayı değil, vasatlığı biriktirir." sözüyle açıklayan kitabi herkesin okuması, okullarda okutturulması gerekiyor.
"Canlı varlıklardan birkaçı bir araya gelir gelmez, bunlar ister hayvan ister insan kalabalığı olsun, içgüdüsel olarak bir reisin, yani bir önderin emri altina girerler. İnsan topluluklarında önderlerin büyük bir rolü vardır. Onun iradesi, fikirlerin gerçekleştiği bir kaynak olur. Kitle, çobanına sadık bir sürüdür."