Gittim şeker almaya
Bardağıma atmaya
Cebimde yok beş para
Başladım kıvırtmaya
Kaptı çeyrek taşını
Yardı benim başımı
Başımın kanı durmuyor
Çağırdım kardaşımı
Eski günlerden bir gün
Bu mavi suyun kıyısında
Kızıl bir gül bitmişti
İri, güzel
Bol taç yapraklı
Rüzgar esti
Yağmur yağdı
Fırtına koptu
Kızılgül yerinden koptu
Taç yaprakları dağıldı
Nereye gitti yapraklar?
Ne yaptılar onlara?
Öldüler mi yaşıyorlar mı?
Bilinmedi
Aaah ne güzel bir kızıl güldü!
Biz bunu tanıyoruz
Kızıl gülün taç yaprakları
Nereden gelir?
Nereye gider?
Kimse bilmez mi?
Yüce dağ başından
Yel gibi estiğin var mı?
Elli atmış atlı ile
Bir ordu bastığın var mı?
Namet sırrını bilende
Muhannet yüze gülende
Düşmanların güç gelende
Meydandan kaçtığın var mı?
Köroğlu'nun yok insafı
Dava günü olur lafı
Keskin kılıç, demir kapı
İndirip kestiğin var mı?