"Tanrı, hiçbir çocuğu kötü olsun diye yaratmaz! Onu kötü yapan, kötü eğitimdir! Kötü anne baba, kötü çevre, kötü yönetim balçık gibidir, zavallı yavruları da çekip yutar."
Ayaklananlarla ayaklanmayı bastıranlar asla eşit silahlarla çarpışmazlar!.. Ayaklananların bir kaç atımlık barutları ve feda edilecek çok az adamları vardır. Kurşunlar boşalınca yeni palaska, fedailer ölünce yeni fedai bulunmaz. Bastıranlar, bir ordu ile geldiklerinden ölen beş-on askere acımazlar. Ölenlerin yerini dolduracak neferler, boşalan palaskaların arkasından dolu palaskalar hazırdır... Ordu, arkasını hazineye dayağından, atacağı mermi ve topların hesabını yapmaz... Kısacası, ayaklanma, yüze karşı birin çarpışmasıdır!..
Büyüğü, "Mösyö!" dedi. "Siz jandarmalardan korkmaz mısınız?"
"Onlara jandarma denmez!"
Küçüğü, "Ya ne denir, Mösyö!" dedi.
"Aynasızlar! Onların adı aynasızlardır."
Büyüğü tekrar sordu:
"Mösyö, siz aynasızlardan korkmaz mısınız?"
"Hayır! Onlardan daha korkunç bir şey vardır."
"Nedir, Mösyö?"
"Açlık! Açlık ve soğuk. Jandarma öldürmez ama açlık ve soğuk öldürür. Tanrı'nın aziz kulları bile bunlardan korkmuşlar."