Sefiller

Victor Hugo
Çevirmen:
Buket Yılmaz
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·512 syf.··
2023 20. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2023 00:00
Başından sonuna kadar severek okuduğum ve zevk aldığım bir kitaptı. Spoiler vermeyi sevmem o yüzden içeriğini anlatmayacağım ama okuduğunuza pişman olmayacağınız ve çoğu romanda olan klişe senaryoların olmadığı nadir kitaplardan diyebilirim.
SefillerVictor Hugo · Venedik Yayınları · 2018105,2bin okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2018 96. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2018 00:04
Bu geceyi müthiş bir dostun hüzünlü hikayesiyle bitirmek ne güzelmiş.Jean Valjean bu zamana kadar nasıl saklandın benden,neden yollarımız bu kadar geç kesişti ki?Sefiller üstüne sayfalarca inceleme,methiye ve övgüler yazılabilir,yazılmışta zaten.Bu işi usta kalemlere bırakmalı.Öyleki ben de çok beceremem süslü kelimeleri.Diyeceğim o ki;siz Jan Valjeanla,Cosetteyle,Mariusla ve tabiki seni nasıl unuturum Fantineyle ilk fırsatta okuyarak tanışın,benim kadar gecikmeyin.
SefillerVictor Hugo · Venedik Yayınları · 2018105,2bin okunma
Sefil İnsanlar insancıklar
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 01:09
Sefiller sefil insanlar... Bazı kitaplar vardır hayatınızda okumaz iseniz eksiksinizdir. Sefiller tam da öyle bir kitap.. yalnız hal ile değil içimizde yaşadığımız bir maneviyat ile de bir sefalet çekeriz.. Dışardan melek görünür ama ruhumuz şeytandır... Buda bir sefilliktir...ama her kötü görünen de kötü değildir. Her insanın kendi içinde bir sefilligi içsel çatışması bir sefaleti vardır ... Kimse bunu yok sayamaz. Kitapta bu durumu o günün politik sıkıntılarını da ele alarak öyle guzel açıklamış ki. Sözlerin en anlamsız kısmındayim şu an. Okuyun... Ne anladığın değil nasıl anladığın önemlidir bir kitabı.. kendinize ait olanı alın.. gerisi kitapta kalır zaten.. keyifli okuyup derin düşüncelere boğulun.. kitabı okuyun ki inin içinizde sefil yuvanıza...
SefillerVictor Hugo · Venedik Yayınları · 2018105,2bin okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2023 00:50
"Vaktiyle yaşamak için bir ekmek çaldım, on dokuz sene tersane gölgesinde yattım. Şimdi de bir isim çalıp sizin gölgenizde yaşamak istemem!" Kitaptan en güzel alıntıyı paylaşarak başlamak istiyorum. Sefiller romanı bir çığlıktır. Yoksul insanların görülmediği bu dünyada koparılan en acı çığlık. Bu zamana kadar bu kadar sürükleyen, içimi yakan, insanlara karşı daha duyarlı olmamı sağlayan bir kitap daha okumamıştım ben. Romantizm akımının önemli temsilcilerinden Victor Hugo, bu romanda döneminin Paris'ini anlatıp o atmosferi solumamızı sağlamıştır. Romandaki o atmosfer hep parçalı bulutlu ve pusluydu benim için. Romandan bazı parçalar Hugo'nun gerçek hayatında yaşamış olduğu olaylar olduğu bilinir ve bunları modelleyerek eserine aktarır. Romanın başında bir piskoposla karşılaşmaktayız. Monsenyör Charles Myriel... Çok sevdiğim bölümler arasında yer alır bu baş piskoposun konu edinildiği yerler. Özellikle bir yer var ki beni çok etkilemiştir. Bu piskopos sarayının bitiğişinde bulunan hastaneyi ziyarete gitmiştir. Bu hastane tek katlı, alçak ve dar yapılı bir hastanedir ve küçücük bir bahçesi vardır. Onun ruhunu daraltan bir şeyler olmuştur ki hastane müdürünü sarayına davet etmiştir. Müdüre hastanedeki hasta sayısını sormuş ve bu sayıya göre hastanenin küçük olduğunu tespit ettiğini söylemiştir. Müdür bu durumu onaylamış, hastaların dip dibe olduklarını, güneşten mahrum kaldıklarını ve rahat edemediklerini söylemiştir. Bunun üzerinde Mösyö Myriel: "Burası yirmi yatak rahat alır. Dediğim gibi müdür bey bu durumda bir yanlışlık var. Siz yirmi altı kişi küçük birkaç odada, biz ise üç ihtiyar altmış kişinin barınacağı bir sarayda oturuyoruz. Ben sizin yerinizi, siz de benim yerimi almışsınız. Gelin bu yanlışı düzeltelim, bana kendi yerimi veriniz. Burası sizindir." demiş ve o
Edebiyat & Roman
SefillerVictor Hugo · Venedik Yayınları · 2018105,2bin okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2020 51. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2020 01:05
Jan bir somun ekmek çalmaktan dolayı kürek cezasına maruz kalmıştır. Hapisten birçok kez kaçma girişiminde bulunmuştur. Bunun sonucunda yakalanmış ve cezası 19 yıla kadar çıkmıştır. Daha sonra serbest kalır. Hapisten çıktıktan sonra Jan artık eski benliğinden uzaktır. İnançlarından tamamen uzaklaşmış ve topluma oldukça öfke duymaktadır. Kendini toplumdan biri olarak görmemektedir. Jan sefil bir şekilde kasabaya kadar. Kasabada bulunan piskopos Jan'ı iyilikle karşılar. Bundan dolayı da Jan çok mutlu olur. Jan Valjean yıllar sonra böyle bir iyilikle karşılaşmıştır. Bundan dolayı piskoposa karşı minnettar olduğunu söyler. Fakat içinde ki topluma duyduğu öfke yine alevlenir. Piskoposun gümüş yemek takımlarını çalar. Daha sonra polisler tarafından yakalanan Jan tekrardan piskopos ile yüzleştirmek için yanına getirilir. Piskopos ise polislere, Jan'ın gümüş yemek takımlarını çalmadığını, kendisinin Jan'a hediye ettiğini söyler. Jan büyük bir iyilik daha görür. Piskopos ayrıca şamdanları da almayı unutmuşsun diyerek Jan'ı polislerin elinden kurtarır. Jan bu saatten sonra piskopostan defalarca özür diler. Bundan sonra hayatında dürüst ve ahlaklı olacağına dair piskoposa söz verir. Mücevher imalatçılığına başlamaya karar verir. Geçmişte yaşadıklarını ve hapse düştüğünü kimseye anlatmaz. Kısa süre içerisinde Jan büyük bir servetin sahibi olur. Kasabada herkesin sevgisini kazandıktan sonra kendisini belediye başkanlığı için aday olmasını isterler. Aday olmayı kabul eder ve belediye başkanı olur. Jan sürekli olarak geçmişini gizler. Bundan dolayı kuşkulu gözler hayatının her anında hep üzerinde olur.Jan öncesinde karışmış olduğu bir hırsızlıktan dolayı aranmaktadır. Fakat isim benzerliğinden ötürü Jan yerine başka biri tutuklanır. Polis Jan'dan şüphe duyduğu için kendisinden
Edebiyat
SefillerVictor Hugo · Venedik Yayınları · 2018105,2bin okunma
10/10
·512 syf.·
2021 12. kitabı
“Bana Sefiller kitabının tüm halklar için yazılmış olduğunu söylerken haklısınız. Sosyal sorunlar sınırları aşıyor. İnsan soyunun yaraları, yeryüzünü kaplayan o geniş yaralar, haritalardaki o mavi ya da kırmızı çizgilerde durmuyor hiç. İnsanoğlunun bilgisizlik ve umutsuzluk içinde bulunduğu, çocuğun kendisini eğitecek bir kitap ve ısıtacak bir ocak bulamadığı için acı çektiği her yerde Sefiller kapıyı çalar ve şöyle der: ‘Sizin için geliyorum! Açın kapıyı bana!’ Uygarlığın, içinde yaşadığımız şu alabildiğine karanlık saatinde, sefilin adı ‘insan’dır. O insan, bütün iklimlerde can çekişiyor ve bütün dillerde inliyor. Elimden geleni yapıyorum. Evrensel acıyla acı çekiyor ve onu hafifletebilmek için çalışıyorum. Elimdeki güç, bir insanın çok zayıf gücü; öyle olduğu için de herkese haykırıyorum: Yardım edin bana!” Victor Hugo
SefillerVictor Hugo · Venedik Yayınları · 2018105,2bin okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2022 79. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2022 00:05
Sefiller # sanırım bir süre bu kitabın etkisinden çıkamayacağım . Jean Valjean, Piskopos,Cosette ve diğerleri, hepsi ile arkadaşlık ettim, duygularını hissettim .Ne yazsam eksik kalır. Kesinlik okunması gereken kitaplardan .İyiki kitaplar var .
1000Kitap
SefillerVictor Hugo · Venedik Yayınları · 2018105,2bin okunma
Az da olsa spoiler içerir :))
9/10
·512 syf.··
2020 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2020 00:09
Kitap o kadar sürükleyiciydi ki anlatamam. Kitabın başındaki Psikopos karakterinden tutunda, Jean Valjean, Cosette ve Marius 'a kadar her bir karakterden birçok sey ögrendim. Thénardiers'in karısından bile bir insan hangi karakterde olmamalı, ne yaparsa vicdansız olur onu öğreniyoruz. Kitapta cok fazla üzücü hayat hikayesi var evet ama en çok da bir genç tarafından aldatılan yüzüstü bırakılan Cosette'nin annesi Fantine'ye üzüldüm. Sadece bu anne karakterinden biraz detaylı bahsedeyim ki incelememle sizi sıkmayayim. Fantine cok güzel bir kızdır, bir gence aşık olur ve dünyaya bir bebek getirir. Genç, Fantine'yi terk eder. Fantine eskiden yaşamış oldugu memleketine dönerken bu bebeği götüremez ve 3 yasindayken onu bir aileye teslim eder. Tahmin edersiniz ki bu 3 yasindaki cocuk Cosette.Ve bu aile ondan sürekli para ister. Fantine,çalışır çabalar en son saçlarını kesip satar para göndermek için. Sonra dişlerini feda eder. Ve en son da bedenini... Yataklara düşer ve kızının hasretiyle ölür. Biz ise onu dışardan görsek sadece "sokak kadını" der geceriz. Demeyelim! Ön yargılarımızdan ve zannettiklerimizden kurtulalım artık.. Çünkü hayat peşin hükümler için çok kısa. Kitabı okuyunca Jean Valjean karakteri için de bu mesaj çıkacaktır. Kitabı ben çok sevdim. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar.. :))
Edebiyat
SefillerVictor Hugo · Venedik Yayınları · 2018105,2bin okunma
Mükemmel bir eser
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2021 49. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2021 13:54
Neden bir klasik olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Müthiş bir eser... Ama bu kitabı, İşbankası Yayınları'nın baskısından tekrar okumayı çok isterim.
Edebiyat
SefillerVictor Hugo · Venedik Yayınları · 2018105,2bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2019 17. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2019 21:30
Bir arkadaşımla kitaplar ve diğer entelektüel aktiviteler üzerine sohbet ederken -ki o zamanlar henüz Sefiller’i okumadığım kadim zamanlara kadar uzanıyor- bana en sevdiği kitabın bu olduğunu, en sevdiği karakterin Jean Valjean olduğunu anlatmış ve hatta ondan bir süper kahramanmış gibi bahsetmiş, övmeye doyamamıştı. Bu aşırı övgü dolu konuşmanın üzerine benim kitabı edinip okumaya başlamam için bir miktar daha zaman geçmesi gerekiyormuş, böyle de gamsız bir insan olup çıkmışım meğer zaman içinde. Her neyse. Arkadaşımın övgülerinde haklı olduğunu ancak yer yer kitabın akıcılığına kendini kaptırıp övgünün vanasını da biraz fazlaca açtığını gözden kaçırmadığımı belirterek başlamak istiyorum. Evet hem Jean Valjean bir süper kahraman edasıyla, bir azizmişçesine iyiliklere, kötülüğe iyilikle cevap vermelere doyamıyor, bir yandan salt iyiler iyilik yapmaya, salt kötüler kötülük yapmaya son vermemekte inat ediyorlardı. Hatta o kadar ki başta bu iyi ve kötü kavramlarının klişe olduğunu düşünsem de sonra bu düşüncemin hatalı olabileceğini, hatta bu iyi-kötü ayrımını ilk dillendiren ve okurun gözüne sokan eserlerden birinin elimdeki olabileceğini ve klişe olarak okuduğum cümlelerin aslında bu klişe olma yolunda ilk mihenk taşlarından biri olduğunu fark edip hatamdan dönmem uzun sürmedi. Böyleyken böyle. Klasik. Yayınevi ve basım kalitesi hakkında da 1-2 kelam etmek isterdim ama üşendim.
SefillerVictor Hugo · Venedik Yayınları · 2018105,2bin okunma

Yazar Hakkında

Victor HugoYazar · 87 kitap
Victor Hugo 26 Şubat 1802'de Fransa'da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra kendini tümüyle edebiyata adadı. 1824 yılında Fransız coşumcularının (romantikler) yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. Cenacle adını taşıyan coşumcu sanatçılar çevresinin üyesi ve onun odak noktası oldu. 1830-1843 arasında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Romanları, tiyatro yapıtları ve şiirleriyle başarıdan başarıya koştu. 1831'de Notre Dame de Paris (Paris'in Notredame Kilisesi) adlı büyük romanını yayımladı. 1841 yılında Fransız Akademisi'ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine'nin 1843'de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852'ye dek yeni yapıt vermedi. 1848 Devrimleri'nden sonra parlemento üyeliğine seçildi. 3. Napoleon'un hükümet darbesini engellemeye çalıştı, başaramayınca 1851 yılında Belçika'ya kaçmak zorunda kaldı. Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. 1855-1870 arasını küçük bir İngiliz adası olan Guernsey'de geçirdi. O dönem yazarlığının en üretken yılları olmuştur. 1862 yılında başyapıtı olan Les Misérables (Sefiller) adlı romanını yayımladı. Bunu 1866'da Les Travailleurs de la Mer (Deniz İşçileri) ve aynı yıl L'Homme qui Rit (Gülen Adam) gibi önemli romanları izledi. Fransa'da Cumhuriyet yeniden kurulunca Paris'e döndü. Ulusal Meclise seçildi. Artık Fransa'nın en gözde kişilerinden biriydi. Paris Komünü'nün ezilmesinden sonra komüncülerin bağışlanması için çok uğraştıysa da sonuç alamadı. Giderek siyasal ve toplumsal yaşamdan elini eteğini çekti. 1885 yılında ölüm döşeğinde iken; "Tanrı'ya inanıyorum, ahirete inanıyorum; fakat hiçbir kilise papazını başımda istemiyorum. Beni seven bütün dünya insanlarının gönülden dualarını bekliyorum. Bu benim için kafidir." diyerek 22 Mayıs 1885 yılında hayata gözlerini yummuştur.