Ömer Faruk

Puan vermedi·384 syf.··
2024 1. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2024 16:20
Mehmet Niyazi Özdemir'in kaleminden daha önce Çanakkale Mahşeri adlı kitabını okumuştum. Olaylar öyle canlı bir şekilde anlatılıyor ki adeta oradaymışsınız hissini yaşatıyor size. Uzun bir aradan sonra Yemen Ah Yemen'de de aynı hissiyat ve duyguları yaşadığımı söyleyebilirim. Kitabı okurken bazı satırlarda uzak diyarlardan Anadolu'ya duyulan hasreti yaşıyorsunuz. Bezen onca imkansızlıklara rağmen çatışma ortasında gösterilen fedakârlıklara rastlıyor bezen de sevdiklerinizin özlemi ile içiniz kavruluyor...
Yemen! Ah Yemen!Mehmed Niyazi · Ötüken Neşriyat · 2024845 okunma
Reklam
Bay Lawrence, tarihimize eğilirseniz, bizim şerefimizle yaşadığımıza, hatta düşmanlarımızın şereflerini incitmemeye özen gösterdiğimize şahit olursunuz. Sığıntıca yaşama, bir başkasından merhamet bekleme bize göre değildir. Belki Osmanlı Devleti hayat ve tarih sahnesinden bugünlük çekiliyor görünebilir; fakat unutmayın ki değişen sadece devletimizin adı olacak. Müslümanlık ve Türklük ise cihan durdukça yaşayacaktır; çünkü onlara bizden çok insanlığın, bilhassa mazlum milletlerin ihtiyacı vardır.
Sayfa 326·Kitabı okudu
Eşref Bey çevresindekilerin de anlaması için Arapça konuşmaya başladı: Sizler milletimize has kahramanlıkla dövüştünüz. Peygamber Efendimiz'in insanlığa rahmet olan sancağının burçtan inmemesi, dinimizin ayaklar altına düşmemesi için aslanlar gibi vuruştunuz. Aziz milletimiz sizleri unutmayacak, kıyamete kadar hatıralarınızı fatihalarla yâd edecektir. Kafkasya'dan Cezayir'e, Avrupa içlerinden Çin Seddi'ne kadar topraklar mezarı olan ey talihsiz nesil; sizi gurbet ellerinde bırakmıyor, yüreğimizde götürüyoruz. Yattığınız yerleri de unutmayacağız; mezarlarınız gelecek nesillerimiz için davetiye olacaktır. O nesiller ki şimşek olup buraları aydınlatacak, kasırga olup Peygamber Efendimiz'in diyarından yabancıları söküp atacak, yağmur olup nur yüzlü sahabelerin ülkesinde tekrar bereketli bir islam medeniyetinin kökleşmesini sağlayacaklar.
Sayfa 312·Kitabı okudu
"Evet ırkları, coğrafyaları, hatta inançları değişik olan bu insanları birleştiren, İslâm'ın hoşgörüsünden kaynaklanan medeniyetimiz" dedi kendi kendine. "İslâmiyet hoşgörü sunar; ama onu içine sindirmek, yaşamak bir yetenek, bir kültürdür. Hâlbuki İslâm adına ne hoşgörüsüzlükler, ne yobazlıklar yapılıyor, havsalaya sığmaz vahşetler işleniyor. Islâmiyeti Emeviler de tatbik etti; biz de ediyoruz. Onlar islâmiyetten aldıklarıyla ırkî asabiyetlerini, biz ise yürekte tohum halinde bulunan insan sevgimizi güçlendirdik. Rengi, dili, inancı farklı dive insanları birbirinden ayrı görmedik; hepsini Allah'ın kulları, Hakk'ın bize emaneti kabul ettik. Eğer biz çoğunlukta veya hâkim olduğumuz yerlerde insanları, İspanyolların Müslümanları veya Avrupalıların Amerika'nın yerlilerini öldürdükleri gibi katletseydik, dünyada ne bir Bulgar, ne bir Rum, ne Sırp, ne Romen, ne Macar, ne şu Dürzi İsmail Fevzi, ne de Süryani İsa kalırdı. Şimdi onlar da bizim yanımızda yer alarak kadir bilirliklerini gösteriyorlar. Ey insanoğlu sen ne garip yaratıksın! Ne kadar vefalı, ne kadar hain tiplerin var. Neslin devam ettiği müddetçe bu böyle sürüp gidecek..."
Sayfa 296·Kitabı okudu
"Ey mübarek Medine, hem Peygamberimiz'in ve hem de Allah'ın bu kadar sevgili kulunun naaşını bağrına bastığın için mutlaka diğer şehirler seni kıskanıyordur. Fakirsin, göz kamaştırıcı eserlerle donatılmış büyük şehirlerin yanında çok mütevazisin; ama kesinlikle hiçbir şehir senin kadar sevilmedi; senin kadar övülmedi, hasretle anılmadı, rüyalara girmedi."
Sayfa 287·Kitabı okudu
Reklam