Hafsa Sami

Hafsa Sami
@_hafsa__
DPÜ İİF
İsmailiye, 26 Eylül
48 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Siz ömrünüzde hiç kimseyi sevmediniz mi? Hiç mi sevmediniz?
10/10
·408 syf.··
2024 12. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2024 12:29
Bu kitabın ana konusu olsa olsa ‘kin, nefret ve intikam’ olurdu aşk bunun çok cüzi bir kısmı. Seven insan sırf intikam olsun diye sevmediği bir kadınla evlenir mi? Kitap sonunun bir kısmını başta okuduğumuz kitaplardan. Ama yine de beklenmeyen bir son veriyor bize. Kitabı okurken Heathcilff’e hem acıdım hem de ondan nefret ettim. Zamanında yaşadıklarının intikamını almak için bir çok insanın hayatını mahvetmiş biri. Zamanında yanlış yere ekilmiş bir meşe ağacını tohumuydu Heathcilff ve dallandıkça dallandı. Ama her şeyin bir sonu olduğu gibi onunda bir sonu vardı. Oda bir insandı sonuçta. Kitabı bitirdikten sonra hikayeyi bize aktaran Mr. Lockwood’u çok merak ettim. Yazar ondan çok bahsetmiyor. O neden uğultulu tepelere gitmişti? Ve orda ne işi vardı? Kitap çok sürükleyici. Kesinlikle okumanızı tesviye ediyorum. İyi okumalar...
Hayata Dair
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,8bin okunma
Reklam
Delilik...
9/10
·68 syf.··
2023 54. kitabı
Kitap birkaç konuyu yeninden sorgulamama neden oldu. Gerçekten biz insanlar olarak empati kurmayı biliyor muyuz, yoksa bildiğimizi mi zannediyoruz? Kitapta doktorun akıl hastasıyla geçen bir diyaloğunda doktor acıyı küçümsediği konusuna değinmiş ve karşılık olarak hasta şöyle demişti ‘’Hayatı derinlemesine anlama, acıyı küçümseme ve diğer konularda neden kendinizi yetkin gördüğünüzü bilmek isterim. Yoksa zamanında sizde mi acı çektiniz? Acının ne olduğuna dair bir fikriniz var mı? Şunu sormama müsaade edin: çocukken hiç dayak yediniz mi?’’. Boşuna dememişler düşenin halinden düşen anlar diye. Asla deneyimimizin olmadığı konularda fikir sahibiymiş gibi davranmayı bayılıyor insan oğlu. Sanki öyleymiş gibi davranmayı. Ta ki o denyim başımıza gelene kadar... ‘‘Toplum kendini suçlulardan, ruh hastalarından ve genel olarak rahatsız insanlardan kurtarmak istediği zaman baş edilemez olur.’’ Dünyada bütün ağaçlardaki yaprakların hiçbir diğerine tıpa tıp benzemiyorken insanlar farklı olmayı ‘delilik’ olarak görüyor. Kravatı insanın boynunu sıkan gereksiz renkli bir kumaş parçası olarak gören deli oluyor da onu süs niyetine takan normal oluyor. Gerçekten bu durumda kim deli kim akıllı? Tımarhaneler hep farklı düşünceli insanlarla dolu. Hep merak etmişimdir. Biz burada yediği içtiği ve günlük yaşantısı hemen hemen aynı olan aynı fabrikanın ürünüyüz sadece.
Hayata Dair
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
" Ama böyle kitaplar sizi düşünmeye sevkederdi. "
8/10
·232 syf.··
2024 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2024 20:37
"Hepimiz sıtın alınmıştık ve dahası, kendi paramızla satın alınmıştık" Kitap kırklı yaşlarında, evli, iki çocuklu sıradan bir sigorta çalışanı olan George bowling'in ağzından anlatılmaktadır. Kitabın adı ne kadar 'Boğulmamak İçin' olsa da kitabı okurken başrolün yavaş yavaş boğulduğunu en sonunda da dibe boyladığını hissettiriyor. Başrol ikramiyeden kazandığı parayla ne yapacağını düşünürken, yolda gördüğü bir afiş yüzünden doğup büyüdüğü, çocukluğunu ve gençliğini geçirdiği kasabayı gözünün önünden geçer. Ve bugüne kadar nasıl geldiğini anlatmaya başlar, yaşama sevincini nasıl yavaş yavaş kaybettiğini görüyoruz. En sonunda da ikramiyeden kazandığı parayla çocukluğunun kasabasına gidip şu anki hayattan uzaklaşıp huzur bulma ümidiyle bir haftalık tatil yapmaya karar verir. "Uyurgezerlerin şehrinde tek uyanık insan bendim sanki.... Her ne düşünüyorsanız düşünün, aynı anda sizinle aynı şeyi düşünen milyonlarca kişi vardır. Ama ben şöyle düşünüyordum, hepimiz batan gemideyiz ve benden başka bunu bilen yok." 1914'teki İngiltere Almanya savaşına katılan George Bowling'e göre asıl korkulması gereken şey savaş değildi savaş sonrası idi. 'Savaş insanlara olağandışı şeyler yaptı insanları nasıl öldürdüğünden daha olağandışı bir şey varsa o da insanları nasıl öldüremediğiydi.... Savaş sizi öldürmediği takdirde düşünmeyi sevk ederdi.' Savaştan 20 yıl sonra ikinci savaşın yaklaştığı hisseden Bowling savaş korkusu ve dehşetini yeniden yaşamaktadır. Bunca yorgunluğun ve aile-işi koşuşturmasından küçük bir kaçamak yapıp 20 yıldır gitmediği eski kasabasına uğramak ister. Balık tutmayı seven Bowling eski kasabadaki gölette balık tutma hayaliyle yola çıkar. Fakat kasabaya gittiğinde kasaba artık orada değildi. Birkaç evlik olan kasaba, kocaman fabrikalı küçük bir şehire dönüşmüş,
1000k
Boğulmamak İçinGeorge Orwell · Kapra Yayıncılık · 202110,6bin okunma