Kitaplarıma kıyma. Zahir-batın ayrımına dalma. Kitaplar beni bir yerden aldı, bir yere getirdi. Burası muhakkak. Lakin nereye getirdi? Bunu sana nasıl anlatayım?
"Bugün öğrendim. Anamla babamı ziyarete gitmiştim geçenlerde. Babam evde yoktu. Dışarıdan gelip de ayakkabılarımı eşikte görünce, eve girmeyip ahırda beklemiş. Yüzümü görmemek için beklemiş. Ne zaman ki ayakkabılarım eşikte yok, eve o zaman girmiş. Bunları kahvede birilerine kendisi anlatıyor. Allah'ım ne olur, en yakın senin şahit olduğun bu çok kötü baba-oğul ilişkisinde alacağım varsa, fazla geç olmadan bana lütfet! Babam bana, bir domuza bakar gibi bakıyor ve hep öyle baktı. Dağarcığımı karıştırıyorum da, ona ait yaşamış olduğuma sevindiğim hiçbir anım yok. Ben bu adamı seviyor muyum?... rağmen, belki de, hâlâ, hem de çok..."
"Allah'ım ne olur, hiç olmazsa korkumla uygun bir yerde yüzleşeyim. Hiç olmazsa bu kadarcık olsun duamı kabul et! Allah'ım... İnsanların bana kamyon çarpmış bir köpek yavrusuna bakar gibi bakmalarını istemiyorum."