Nur

Nur
@_hamusane_
Rıhtıma varmayan ceset.
Öğrenci
AtaÜni/ Lisans
Aksaray
2 Şubat
117 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
@_hamusane_·
·
sabitlendi
Dünyaya gelmek, saldırıya uğramaktır.
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Seni yüreğimden atabilsem atamıyorum, Seni gözlerimden silebilsem silemiyorum Sensizlik acısını çekiyorum Dönersen diye koştum camlara Ama yoksun yine yok.. Her sabah uyanıp yüzünü güneşe verdiğinde, Gücünü alamazsın sıcak sevgilerden, Unutma sakın bir sevgi bin sevgi doğurur ve O sevgilerden yepyeni bir dünya kurulur.. Benim Toprağım suyum sensin. Benim yaprağım dalımda sensin İlkbaharım yazım sensin sensiz hayat çekilmiyor Ufukta bir gemi görsem seni taşıyan, Mavi denize dalardım geriye bakmadan Uçsuz bucaksız mavilikte arardım seni Ta ki seni bulana kadar Ay yıldıza mutluluk fısıldarken Gökyüzü sevincini yeryüzü ile paylaşırken Ben sana bir parça mutluluk yolluyorum içindeki umut çiçekleri hiç solmasın diyeHani gözler var sözleri anlatır, Hani sözler var gözleri ağlatır, Hani anlar var değeri geç anlaşılır, Bir de aşk var seni bana anlatır
Gün aydı mı? Güne güller açan yüzünde Ne varsa senin iki dudağında Iki sözünde Benim başımı alanda, döndürende Senin iki dudağında, iki sözünde Sarhoş ediyor bu sevmek denilen şey Hayal mi gerçek mi ayırt edemiyorum Mesela saçların uzanırken boynundan omuzlarına Ve gülerken ağzın kulaklarına varıncaya Seni seyrederken kaplayan içimdeki huzuru Kime söylesem diye düşünmekten utanıyorum Bu içimdeki çocukça telaşları Sana çıkıp gelmek istemelerim İnsanların yüzüne dalıp dalıp gitmelerim... İşte ne varsa sanki sendenmişçesine Sarhoş ediyor bu sevmek denilen șey Yaşamayı unutuyorum
asıl büyük sarhoş benim uzaktaki ben ki tek damla şarap içmedim ekmeğin beyaz zeytinin siyah olduğunu biliyorum asıl büyük sarhoş benim uzaktaki benim kusturucu sarhoşluğum yoksulluğum yüzüme bakmasan da yağmura düşürsen de gözlerini gözlerime bakmasan da ne kadar o kadar aydınlığın gökyüzüme uzanıyor uykularımda nefesinin sıcaklığı o kadar hangi akşam kapımı çalan sen değilsin sen değil misin gizli bir kıvılcım gibi gözbebeklerimde duran umutsuzlandığım her akşam senin rüzgârın almıyor mu uğultulu yorgunluğumu yoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zaman ellerimden sımsıkı tutmuyor mu senin iyimserliğin ben bu tezgâhı kurdumsa senin için kurdum senin için dokuduğum basma ve pazen denizin yeşilinden süzdüğüm balık göğün mavisinden çaldığım kuş senin için felsefe okudumsa iktisat okudumsa gece yarıları boğazım kurumuş içim bir kalabalık sıcacık mısralar okudumsa yunus' dan
Ustam… Aklım firarda Gözbebeklerimde müebbet hüzün Dilimde ay kesiği bir yara Düşüm kırık dökük Umudumun boynu bükük Bir öksüzün omuzlarında sükut Yüreğim sana emanet ustam sıkı tut Tut ki; kancık pusulara düşmesin Ustam… Ustam ne zaman o senin bildiğin zaman Ne sevda gördüğün masallardaki Eskiden halı tezgahında dokunurdu aşklar Nakış nakış körpe kız ellerinde Şarkı Sözleri Mendillere yazılırdı isimler yüreklere kazılırdı gizlice Sevdalılar asil ve de yürekli Sevdalar kavgalar iki kişilik Oysa şimdi; Oysa şimdi çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde Meşru sevdalardan gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara O günahkar gecelerden Ustam… Ustam beni herkes sevdaya asi sanır Oysa aşk beni nerde görse tanır Hasret tanır zulüm tanır ölüm tanır