Bu Tanzimat tuzağına düşen, yalnız Türkler oldu. Türkler, dillerini gerçekten "üç dilin birleşiminden oluşan Osmanlıca" olduğuna inanarak, halk sözcükleriyle konuşmayı ve yazmayı bir gericilik saydılar.
Birincisi, bizim "Niçin yaşamalı?" sorumuza, "Ülkü için" cevabını verir; ikincisi, "Nasıl yaşamalı" sorumuza "Akla uyarak," diye karşılık verir. Birincisi dileksel hükümleriyle önlem alma yetimizi yönlendirerek yönetir. Sözün kısası, birincisi bize amaçları; ikincisi araçları gösterır.